UA-38584763-46
SON DAKİKA
Serik’te toplu ulaşım araçları denetlendi
Antalya Kemer jandarması’ndan Dolandırıcılık Şebekelerine Operasyon
Kumluca Büyükalan-Dereköy grup yoluna asfalt
ANTALYA İL UMUMİ HIFZISSIHHA KURULU KARARI
Konyaaltı Sahil Yolu’na bakım
ATSO Devlet Destekleri Zirvesi’ne Büyük İlgi
Sürücülerin dikkatine!
Zeytinköy’de Uyuşturucu Operasyonu
AESOB Başkanı Dere’den Esnafımıza Özel Olarak Destek Verilmeli
Kepez’den sağlıklı yeşil yol
Başkan Esen’den derbi öncesi moral
AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ’NİN ACI GÜNÜ
ABD pazarına 2 milyar dolar ihracat hedefleyen gıda sektöründen hibrit tanıtım etkinliği atağı
Eğlencenin Yeni Adresi Safir Restorant
Başkan Böcek, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi
Alanya Dim Barajı İçme Suyu Projesi
Başkan Uysal, Metreyle asfaltın kalınlığını ölçtü
BAŞKAN BAYAR’DAN İYİ PARTİ’YE ‘HAYIRLI OLSUN’ ZİYARETİ
Beni Ahmet Kaya Sandılar!
TÜİK: Katı Yakıtlar, Temmuz 2020
ALTIN PORTAKAL SİNEMA TIRI YOLCULUĞUNA BAŞLIYOR!
Şehirlerin ruhu vardır
Pandemi Günlerinde Tiyatro Buluşmaları “İki Bekar” ile sona erdi
Yaşlı çift sıkıştıkları araç içinden telefonla yardım istedi
Babasının kaçırdığı bebek 5 gün sonra bulundu
Kazaların yaşandığı kavşakta çalışma
Tütüncü, “AK Parti teşkilatları vefanın adresidir”
Türk Dünyası Antalya’da Kazak Abay Kunanbayoğlu’nun park açılışına katıldı
Konyaaltı bisikletçisi, ‘Downhill’ şampiyonu
Elmalı’da tersine göçü artıran proje
Sınıflarda Acilen Mekanik Havalandırma Sağlanmalıdır…
TKB’den Cemil Meriç Kitaplığı’na ödül
ALTIN PORTAKAL’I TÜM TÜRKİYE İZLEYECEK..
Korkuteli Jandarma Jasat Timi’nden Uyuşturucu Operasyonu
TÜİK: Sektörel Güven Endeksleri, Eylül 2020
Çevre Kurulu’nda Sarısu raporu değerlendirildi
VALİ ERSİN YAZICI KUMLUCA’YI ZİYARET ETTİ
Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Kent Araştırmaları Merkezi Projesi’ ödül aldı
“Anadolu’da Kadın Sergisi” sanatseverleri bekliyor
Büyükşehir, Boğaçayı’nı yakından izliyor
“ACİLEN ÇİFTÇİYİ, SANAYİCİYİ VE ÜRETİMİ RAHATLATICI ÖNLEMLER ALINMALI”
SİDE’YE “METİN SÖZEN KORUMA BÜYÜK ÖDÜLÜ”
GÜVENLİ ŞEHİR ANTALYA’MIZIN KUMLUCA İLÇESİNDE PANDEMİ TEDBİRLERİ DENETİMİ…
Muratpaşa’da Mısır hasadı yapıldı
Başkan Genç’ten Pandemi sunumu
Mahzuni Şerif’in hayatı sahnelendi
Büyükşehir’den Torosların zirvesine asfalt
Konyaaltı Belediyesi’nden öğrencilere kırtasiye yardımı
YANGINLARA KARŞI DAİMA HAZIRLIKLI OLMALIYIZ
ATSO’DAN REKTÖR ÖZKAN’A ZİYARET…
Finlandiya İle Ticaretimizi Arttırmalıyız
Sürücülerin dikkatine!
Abay Kunanbayoğlu adı Muratpaşa’da yaşayacak
“BU YIL BİZİM İÇİN ANTRENMAN OLDU!”
BATEM’İN YENİ HİZMET BİNASINDA SON AŞAMAYA GELİNDİ
EĞİTİM YATIRIMLARI SON HIZ DEVAM EDİYOR
TÜİK: Elektrik ve Doğal Gaz Fiyatları, I.Dönem: Ocak-Haziran, 2020
ATB’DEN BUĞDAYDA VERİM VE KALİTE TOPLANTISI
Kepez’in doğusuna karakol binası
Akdeniz Üniversitesi İle Kazak Ulusal Sanat Üniversitesi Arasında İş Birliği
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Antalya 29°C
Parçalı Bulutlu
Funda Pet Shop
Oğuz Pet Shop

Kimyasal terör

19.11.2017
330
A+
A-

   Bağımlılıkla mücadele sadece devlete bırakılmayacak kadar önemli ve hepimize görevler düşüyor. Uyuşturucu madde sorunu sadece ülkemizin değil, tüm dünyanın başına bir bela olarak karşımızda durmaktadır. Cengiz Akkaya,  uzun yıllardır sahada gördüğü sorunları yazan ve seslendiren bir bağımlı yakını. Bize konuya ilişkin çözüm önerilerini içeren bir mektup gönderdi. İşte o mektup : ‘ Ülkemizin en önemli ve öncelikli sorunlarından birisi olarak gördüğüm ve ‘Kimyasal Terör’ diye adlandırdığım uyuşturucu sorununa dair farkındalık oluşturma bilinciyle gerçekleştirilen her faaliyeti çok kıymetli ve çok değerli gördüğümü özellikle belirtmek isterim.

   Bu sorunun maddi-manevi en ağır bedelini ödeyen taraflardan biri olan biz Bağımlı Yakınlarının, bağımlılık hastalığıyla boğuştuğumuz süreçlerde karşılaştığımız eksiklik ve aksaklıkların giderilmesine yönelik önerilerimi her platformda dile getirmeye gayret ediyorum. Sorunun gerçekliğiyle örtüşen doğru bir sistemin inşasında biz de varız ve göz ardı edilmememiz gerekir diye düşünüyorum. Bir sorunun çözümünde, eksiksiz bir şekilde ilgili bütün taraflardan güvenilir verilerin alınması sağlanabilirse doğru ve sağlıklı adımların atılabileceğine inanıyorum.

  Şu an var olan mevcut düzenlemeler ve yaklaşımlar ile toplum olarak bu soruna ve sorunun çözümüne yönelik gerçekçi ve kalıcı sonuçlar üretebilmemizin mümkün olmadığını düşünmekteyim. Yaşanılan bu sorunu 40-50 yıl öncesinin ezberleri ve kalıplarıyla yorumlayıp, meseleyi hala ahlaki ya da iradi bir problem olarak görüp, toplumun bütününün geleceğini risk altına alma olasılığı yüksek olan bir  ’Kimyasal Terör’ sorunu olarak algılamadığımız ve soruna ‘Halk Sağlığı Sorunu’ olarak bakmadığımız ve bu mantığa uygun sorunun gerçekliğiyle örtüşen, bu sorunu yaşayan herkesin çok rahat ve kolay ulaşabileceği gerçekçi ve kalıcı bir ‘Sistem İnşasını’ gerçekleştiremediğimiz sürece toplum olarak ödeyeceğimiz maddi-manevi bedelin çok ağır olacağını düşünüyorum.

  -Detox ve Rehabilite Hizmetleri, sosyal güvenceniz yok ise Amatem ve Çematem’lerde de tamamıyla ücretli olarak sürdürülmektedir. İyileşme süreçlerinin piyasalaştırılması, doğru sistemlerin inşa edilmesini engelleyecek olan ve her türlü istismar alanını besleyecek olan en kritik meseledir. İstismarı ortadan kaldırmanın tek yolunun, bütün sorumluluğu Valiliklerin, Belediyelerin, Kaymakamlıkların yanı sıra Fakülte, Enstitü ve Üniversitelerin Tıp, Sağlık, Eğitim, Nöroloji, Aile Sağlığı, Çocuk Sağlığı, Aile Hekimliği bölümlerinin ele almasıyla ve iyileşme süreçlerinde para alışverişinin ortadan kaldırılmasına yönelik yeni düzenlemelerin yapılmasıyla mümkün olabileceğini düşünmekteyim. Bunun için bağımlılıktan sürdürülebilir iyileşmeye geçişteki hizmetler; ya Sosyal Güvenlik Kurumu ve Genel Sağlık Sigortası kapsamına alınmalı ya da Sosyal Fonlardan kesintisiz bir biçimde karşılanmalıdır.

  -Uyuşturucuyla Mücadele Dernekleri’nin kurulmasına yönelik hukuki çerçevenin ve görev tanımlarının yeniden düzenlenmesi gerekir. Bu alanda faaliyet yapabilme olanağının Dernekler Mevzuatından çıkarılması, Yarı Yol Evi tanımlamasıyla Sağlık Bakanlığına bağlanması ve denetimlerinin sağlanması çok önemli bir konudur. Mevcut durum her türlü istismara yol açabilecek durumdadır. Bağımlı yakınlarıyla direkt para alışverişinin ortadan kaldırılmasına yönelik gerekli mevzuat düzenlemelerinin yapılmasıyla belirlenecek hizmet bedellerinin, bu hizmetleri sunabilme yetkisi verilen Dernek ve Özel Amatem’lere Sağlık Bakanlığı tarafından ödenmesinin, maddi istismarı önlemeye yönelik çok önemli, etkili ve kritik bir adım olacağını düşünmekteyim.

-Denetimli Serbestlik Mevzuatı, sadece belirli aralıklarla temiz idrar raporu alınan ve yalnızca kırtasiye bürokrasisinden ibaret bir işlem olmaktan çıkarılması hayati önem taşımaktadır. Sürdürülebilir, denetlenebilir, kalıcı, gerçekçi hedefler içeren yeni düzenlemelere ihtiyaç vardır. Örneğin bağımlı bireylerin ve yakınlarının 12 Basamak-12 Gelenek Programlı Kendi Kendine Yardım Grupları (N.A. / AA. / NAR-ANON / AL-ANON) toplantılarına katılımlarının sağlanması, Bağımlılık Takip ve Rehabilite Merkezlerinden, Toplum ve Ruh Sağlığı Merkezlerinden, Aile Hekimliklerinden profesyonel destek almalarının mecburi hale getirilmesi gibi daha gerçekçi ve çözüm odaklı düzenlemeler üzerinde çalışılmalıdır.

  -Amatem ve Çematem’lerin şu an sundukları hizmetlerin yeterliliğinin gözden geçirilmesi de çok önemli bir konudur. Sadece Detox işlemi yapılan, Rehabilite ve Sosyal Adaptasyon ayakları sağlıklı olarak çalıştırılmayan mevcut uygulamanın eksik ve bütünü kapsamayan, sorunun gerçekliğinden uzak bir işlem olduğunu kabul etmek zorundayız. Bağımlılıktan sürdürülebilir iyileşmeye geçiş için en az 24 aylık süreci kapsayan Rehabilite ve Sosyal Adaptasyon Hizmetlerini de içerisinde barındıran kapsamlı birer Sağlık Hizmet Üniteleri haline dönüştürülmelerinin en acil ve en önemli eksikliklerimizden biri olduğunu düşünüyorum.

-Birçok adli vakanın uyuşturucuyla bağlantılı olduğu varsayımından hareketle, uyuşturucu ve bağımlılık konusunda, Bağımlılık-Farkındalık Formasyon Eğitiminden geçirilmiş kadrolardan oluşan Mahkemelerin devreye sokulması da oldukça önemli bir konudur. Bu konudaki beklentim, Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği’nin bu düzenlemeler üzerinde titizlikle çalışmalarıdır.

-Bağımlılık alanında faaliyet yürüten profesyonel kadroların mutlaka Bağımlılık-Farkındalık Formasyon Eğitimine tabi tutulması gereklidir. Bu bahsini yaptığım Bağımlılık-Farkındalık Formasyon Eğitimi müfredatının oluşturulabilmesi için de Sosyoloji, Antropoloji, Psikiyatri, Psikoloji, Nöroloji, Aile Hekimliği, Pedagoji, Rehberlik Öğretmenliği, PDR, Anaokulu Öğretmenliği, Sosyal Hizmet Uzmanlığı, Halk Sağlığı, Sağlık Bilimleri bölümlerinden konuya hakim Akademisyenlerden oluşacak bir Kurul’un, NA (Adsız Narkotikler)’in 12 Basamak Programını temel alan bir ‘Müfredat’ çalışması yapması çok çok önemlidir. Milli Eğitim Bakanlığının ve YÖK’ün onaylayacağı, uluslararası akreditasyonu olan Bağımlılık-Farkındalık Formasyon Eğitiminin; Sosyal Bilimler ile Sağlık Bilimleri Üniversite, Fakülte ve Enstitülerinde okuyan ve bağımlılık alanında kariyer planlaması yapan herkes için zorunlu bir ‘Formasyon Eğitimi’ haline getirilmesi çok önemli bir düzenleme olur.

-Bağımlılıkla ilgili Sağlık Hizmet Ünitelerinde Psikiyatrist, Psikolog, Sosyolog, Sosyal Hizmet Uzmanı, Adli Tıp Uzmanı, Nörolog, Ürolog, Kardiyolog, Dahiliye Uzmanı kadrolarının yanı sıra Bakım Koordinatörü Hizmetlileri (Ex-User/Sürdürülebilir İyileşmeyi Yakalamış Eski Bağımlı) kadrosunun da, hizmet normları ve hukuki çerçevesi belirlenerek, çalışmalarına imkan sağlanmasına yönelik mevzuat düzenlemelerinin yapılması çok önemlidir.

-Kalkınma Ajansları üzerinden bağımlılıkla ilgili projelere aktarılan kaynakların, daha kapsamlı bir organizasyon şartı getirilerek sorunun ciddiyetine ve gerçekliğine uygun kalıcı projelere yönlendirilmesi hayati önem taşımaktadır. Valilikler, Kaymakamlıklar, Büyükşehir Belediyeleri, İlçe Belediyeleri, Kent Konseyleri, Halk Sağlığı Müdürlükleri ile Toplum ve Ruh Sağlığı Merkezleri üzerinden Detox Merkezleri, Rehabilite ve Sosyal Adaptasyon Atölyeleri ya da Danışma ve Takip Merkezleri gibi ünitelerin ülkenin her noktasına ulaştırılmasını hedefleyen gerçekçi projelere aktarılması gerektiğine inanıyorum.

-Önleyici Eğitimin en önemli aşamalardan biri olduğu gerçekliğiyle; Eğitim Fakülteleri, Rehberlik, Sınıf Öğretmenliği, Anaokulu Öğretmenliği, PDR gibi bölümlerde de Bağımlılık-Farkındalık Formasyon Eğitimleri verilmesinin önemli olacağını düşünüyorum.

-Bütünlüklü bir bakış açısının sağlanabilmesinin en önemli ayaklarından birinin de çok başlı ve parçalı organizasyon yapısından çıkılması olduğunu düşünüyorum. Bunun gerçekleştirilebilmesi için sadece bağımlılıkla ilgili, doğrudan Cumhurbaşkanlığına ya da Başbakanlığa bağlı çalışacak olan bir Bakanlık ya da Müsteşarlık gibi sadece bu soruna odaklanacak bir yapılanmanın oluşturulması, birçok konuda daha hızlı ve kalıcı çözümler geliştirilmesini sağlar ve koordinasyon zafiyetini azaltır diye düşünüyorum. Hepimiz aynı gemideyiz ve çocuklarımız hepimizin ortak geleceğidir. Çocuklarımız için, geleceğimiz için hepimiz taşın altına elimizi koymak zorundayız.’

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir