UA-38584763-46
SON DAKİKA
Büyükşehir’den “Üreten Kadınlara” tesis desteği
Tütüncü ile Karşıyaka’nın çehresi değişti
Meydan Altgeçidi asfaltı yenilendi
Salgın günlerinin en iyi öyküleri belli oldu
Buğday ekimi tamamlandı
KATAR KATAR SATTILAR
Cemil Meriç’e 20 bin kitap bağışı
Demre Karabucak’a yeni içme suyu hattı
Hıdırlık Kulesi’nde arkeolojik kazı sürüyor
Akseki’de heyelan olan yola istinat duvarı
KORONAVİRÜS DENETİMİ
Büyükşehir’den çiftçilere tohum desteği
Rektör Özkan’a Koronavirüs Aşısının İkinci Dozu Yapıldı
“ÇİRKİN ELLERİNİZİ ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN ÜZERİNDEN ÇEKİN”
Uyuşturucu Bataklığını Kurutacağız
Kepez Belediyesi’nde vergi mesaisi
“Döşemealtı” doğal sinema platosu oldu
ATSO Sanal Heyeti Latin Amerika’da
Sağlıklı Muratpaşa Hareketi Üç Kapılar’da
Tüik Verilerine Göre Ekim ayında 114 bin 426 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Konyaaltı Belediyesi’nde hafta sonu mesaisi
jandarmadan açıkta tütün ve makaron satanlara ceza
SERBEST BÖLGE YATIRIMIN MERKEZİ
Taksi durakları, parklar ve camiler dezenfekte ediliyor
YAT ÜRETİM VE BAKIM MERKEZİNDE MARKALAŞMALIYIZ
Hem Sanayiciyi Hem de Vatandaşı Düşünün
Antalya Büyükşehir’de iyi şeyler oluyor
ATB KASIM MECLİSİ TOPLANDI
TURİZMDE KALİTELİ HİZMETLE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ
AVRUPA’NIN ÖNÜNDEYİZ AMA VAKA SAYISINDA!
Rektör Özkan, Antalya’dan Cepheye Koşan Azerbaycanlı Doktor İle Görüştü
Kepez çiftçinin yüzünü güldürüyor
Restoranlar Acil Destek Bekliyor
Başkan Böcek’ten güzel haberler gelmeye devam ediyor
ELİMİZDEKİ İMKÂNLARI İYİ KULLANARAK VATANDAŞLARIMIZI MAĞDUR ETMEMELİYİZ
Düden Şelalesinde su seviyesi ölçümleri başladı
Büyükşehir, kent mobilyalarını atölyelerinde üretiyor
Yeşilbayır Mahallesi’nde parke yollar yapılıyor
MANAVGAT BELEDİYESİ’NDEN GEBECE’YE ÇOK AMAÇLI KAPALI ALAN
Şiddete karşı her alanda mücadele
Meydan altgeçidi ve Burhanettin Onat’ta çalışma var
ANTALYA OSB TEKNOPARK İLK GENEL KURULUNU YAPTI
Büyükşehir’den Kaş’a kreş
Akdeniz Üniversitesi Patentine TÜBİTAK’tan Destek
“Kadınlar Sözde Değil Özde Korunmalı”
Esnaf ve Sanatkarlara Yapılandırma İmkanı
HEP YEŞİL TUTMAK UMUT DENEN FİDANI
Kadına Şiddet, İnsanlığa İhanettir!
KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE TOPLANTISI YAPILDI
Akseki’de sorunlu hatlar yenilendi
Bakanlık, belediye ve barodan ‘Şiddet Önleme Merkezi’ protokolü
Başkan Bayar’dan AGC’ye ziyaret
KADINA YÖNELİK ŞİDDETİN ACİZLİK OLDUĞUNU BEYİNLERE YERLEŞTİRECEĞİZ
‘Kuşaktan Kuşağa Antalyalılar’dan LÖSEV’e yardım eli
Avrupa’da Türk rakip
Kepez’in hanımları güne sporla başlıyor
ATSO Kasım Meclis’i Online Olarak Yapıldı
“Şiddet Virüsünün Aşısı Örgütlü Mücadeledir”
Elmalı Otobüs Terminali gün sayıyor
Jandarma’dan Farklı Kutlama
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Antalya 21°C
Parçalı Bulutlu

Myra-Andriake’de ‘kara büyü’ objesi bulundu

Myra-Andriake’de ‘kara büyü’ objesi bulundu

Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra Antik Kenti ve limanı Andriake’de yürütülen kazı çalışmalarında, Anadolu’da daha önce eşine rastlanmamış, kurşun kapta ‘kara büyü’ objesi bulundu. İçinde kurşundan zarf saklanan ve dört yerinden delinerek, bronz telle sıkıca dikilen kurşun kap, ‘x’ ışınlarını geçirmiyor. Henüz içi görülemeyen kurşun kabın, ebediyen açılmamak üzere yapıldığı ve tehlikeli bir kara büyü sakladığı tahmin ediliyor.

 Demre ilçesindeki Myra Antik Kenti ve limanı Andriake’deki kazı çalışmalarını 2009 yılından bu yana yürüten Kazı Başkanı, Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik, 2019 kazılarında heyecan verici ve şaşırtıcı kurşun bir obje bulduklarını söyledi.Anadolu’da yapılan kazı çalışmalarında büyü ve tılsımla ilgili bazı bulguların ortaya çıktığını ancak Myra Andriake’de bulunan kurşun kabın benzerinin olmadığını kaydeden Prof. Dr. Çevik, ‘5.5 santim çapındaki kurşun kabın içinde, yine kurşundan bir zarf saklanmış. Bu kurşun kap, dört yerinden delinerek bronz telle sıkıca dikilmiş. Zarar göreceği için açamadığımız bu kap, kurşundan yapılmış olması nedeniyle ‘x’ ışınlarını da geçirmiyor. Bu nedenle içi henüz görülemiyor. Yapısından dolayı ebediyen açılmamak üzere yapıldığı anlaşılan bu ünik objenin olasılıkla tehlikeli bir kara büyü sakladığını, kurşun zarfın görünmeyen iç yüzünde ise bir yazı olması gerektiğini düşünüyoruz dedi.

 ‘KARA BÜYÜ GİBİ BİR ŞEY OLMALI’

 Kurşun kabın kırık tarafından görülen kadarıyla yorum yapabildiklerini vurgulayan Prof. Dr. Çevik, ‘Bu kurşun kabın tehlikeli bir şey sakladığını düşünüyoruz. İçinde ebedi hapsedilmek üzere bir şey var. Bu da bugün de toplumlarda devam eden büyü ve tılsımla ilgili bir şey olmalı. İçinde büyük ihtimalle ‘kara büyü’ gibi bir şey vardı ki hiçbir zaman açılmasın ve sahibine zarar vermesin diye böyle sıkıca kapatıldı diye konuştu.

 Myra-Andriake’de buldukları bu kabın benzerinin Anadolu’daki kazılarda daha önce bulunmadığını söyleyen Prof. Dr. Çevik, antik toplumlarda farklı inançlar bulunduğunu ve dinin sosyal hayatta çok egemen olduğunu ifade etti. Bu tip bulguların bir arkeolog için çok heyecan verici olduğunu aktaran Prof. Dr. Çevik, arkeoloğun anlayamadığı şeylerde daha fazla heyecan duyduğunu, anlamak için çırpındığında da heyecan katsayısının arttığını kaydetti.

 Prof. Dr. Çevik, bilgi ve yeteneğin, anlamaya yetmediği anın, bir arkeolog için en heyecanlı an olduğunu vurguladı.

 ‘ARKEOLOJİ HİKAYENİN PEŞİNDEDİR, OBJENİN DEĞİL’

 Arkeolojinin geçmiş zamanlara ait üst üste binmiş, pek çok kültürün hayatlarını anlamaya çalışan bir bilim dalı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Çevik, arkeologların ise objelerin tercümanlığını yaptığını söyledi. Arkeologların objelerin değil, hikayelerinin peşinde olduklarını vurgulayan Prof. Dr. Çevik, sözlerini şöyle sürdürdü

 ‘Arkeoloji için objeler anlama aracıdır, bahanedir. Objeler, taşıdıkları hikaye ve bilgi yükü kadar değerliler. Arkeoloji objelerin tercümanlığını yapıyor. O objeler kendilerine ait küçük parçacıklarıyla hayatın bütün hikayesini diğer bulgular yardımıyla tamamlamaya ve anlamaya çalışır. Arkeologlar bu objeleri buldukça hikaye tümlenmeye başlıyor. Ancak tüm hikayeler hala yarım. Hatta yarım bile değil, çok eksik. Hala geçmişte çok karanlık yerler olduğu gibi varlığını hiç bilmediklerimiz de var. Belki de bizim doğru bildiğimizi sandığımız ama yanlış anladığımız şeyler de var. Gelecekte bilim bunu ayıklayacak ve doğrular kalacak. ve o doğruların üstüne yeni doğrular eklenecek. Böylece arkeoloji bugünden önceki bütün hayata ilişkin verileri toplayarak, geçmiş zamandaki bütün o hayat formlarını ortaya çıkarmış olacak. Arkeologlar bunun peşinde. Amaçları bu. Kazıları, yüzey araştırmalarını, müzelerdeki araştırmaları, arkeometrik analizleri yürütmekte olan eski çağ bilimleri ordusu bunun peşinde. Yeni bulgu ve bilgiler eskilere eklenerek karanlıkları aydınlatmaya ve anlamayı çoğaltmaya devam ediyor.

 ‘HERŞEY ELİMİZE EKSİK VE KIRIK GELİR’

 Kazılarda her şeyin ellerine eksik geldiğine dikkat çeken Prof.Dr. Çevik, arkeolojinin tüm bu objelerin içeriklerini anlamaya çalışan bir bilim dalı olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Çevik, arkeologların bir obje bulduklarında gazetecilikteki ‘5N 1K’ gibi temel sorular sorduklarını, bu soruların yanıtları kısmen bile bulunduğunda çok önemli bir iş yapılmış olduğuna dikkat çekti. Prof.Dr. Çevik, bu soruların cevaplarını bazen hiç bilemediklerini, bazen tam bilemediklerini, bazen de yanlış bildiklerini belirterek, her bulgunun bilgi yükünün aynı olmadığı için heyecan yükünün de aynı olmadığını söyledi. Prof. Dr. Çevik, ‘Mesela bazı objeler ‘tek’tir. İlk defa bulunmuştur. Onun bir benzeri daha önce bulunamamıştır. O zaman o obje, o güne kadar hiç denk gelinmeyen bir bilgiyi açıklar. O objeyle, hayatın karanlık olan bir parçası ilk kez aydınlatılıyordur. Bu nedenle bu tip objelerde daha çok heyecan duyarız. Bulduğumuz kurşun kap ve daha başka pek çok şey bu kapsamdadır diye konuştu.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir