UA-38584763-46
SON DAKİKA
Ankara! Ankara! Duy sesimizi!..
Hafta sonu ulaşımda 17 hat seferde olacak
İbradı’da kanalizasyon kapakları yenileniyor
PAZARLARA YENİ DÜZENLEME
Akdeniz Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi’nden Akademik Gelişim Konferansı
ANTALYA TİCARET BORSASI KASIM AYI HAL ENDEKSİNİ AÇIKLADI
Binalardaki Sıcak Su Kazanlarına Dikkat!
Büyükşehir Aksu’da kanalizasyon sorununu çözdü
Destek artarak sürüyor
Özel öğrencilerin becerilerini arttıran atölyeler
Antalya Eğitim İş Şubesi Yeni Başkanı Sadık Acar yeni yönetimini basına tanıttı
Antalya’da Çiftçilere Uzaktan Eğitim Dopingi
Yasaklar öncesi Muhtarlar Meclisi toplandı
Antalya Ceza İnfaz Kurumu Koronavirüsü Dışarıda Mahkum Ediyor
Meralar tohumla zenginleştiriliyor
Kepez’de bayat ekmekler sokak hayvanlarına mama olacak
Kaleiçi Müzik Yarışmaları halk müziği birincisi belli oldu
Cahit URFAN; “Covid-19’dan Sonra Yaşam: İç Tasarım Nasıl Değişecek?”
Türkiye’ye teşekkür etti
Korkuteli’nde yeni imar yolları üzerinde kanalizasyon çalışması
Başkan Uysal, “Kamu kaynaklarını koruyacağız”
“Sektörlerimizin Sesi Olmaya Devam Ediyoruz”
ANTAB toplantısında Muhittin Böcek sevinci
Serik’ten 56 bin 704 ton çöp transfer edildi
BAŞKAN ŞAHİN’DEN TATAR’A İADE-İ ZİYARET
24 YILLIK FUAR CANLANIYOR
Milletvekili Bahşi’den Sağlık Bakanına Soru
‘Sizi çok seviyorum. Çok yakında görüşeceğiz’
Antalya’da Çiftçilere Tarımsal Eğitimde İşbirliği
EYY KRİPTO (GİZLİ) VATAN HAİNLERİ: CHP’NİN KANKASI OSMAN KAVALA ’’KIZIL SOROS” KİMDİR?.
TÜRKİYE DE MÜZİSYEN OLMAK
Büyükşehir’den “Üreten Kadınlara” tesis desteği
Tütüncü ile Karşıyaka’nın çehresi değişti
Meydan Altgeçidi asfaltı yenilendi
Salgın günlerinin en iyi öyküleri belli oldu
Buğday ekimi tamamlandı
KATAR KATAR SATTILAR
Cemil Meriç’e 20 bin kitap bağışı
Demre Karabucak’a yeni içme suyu hattı
Hıdırlık Kulesi’nde arkeolojik kazı sürüyor
Akseki’de heyelan olan yola istinat duvarı
KORONAVİRÜS DENETİMİ
Büyükşehir’den çiftçilere tohum desteği
Rektör Özkan’a Koronavirüs Aşısının İkinci Dozu Yapıldı
“ÇİRKİN ELLERİNİZİ ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİNİN ÜZERİNDEN ÇEKİN”
Uyuşturucu Bataklığını Kurutacağız
Kepez Belediyesi’nde vergi mesaisi
“Döşemealtı” doğal sinema platosu oldu
ATSO Sanal Heyeti Latin Amerika’da
Sağlıklı Muratpaşa Hareketi Üç Kapılar’da
Tüik Verilerine Göre Ekim ayında 114 bin 426 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı
Konyaaltı Belediyesi’nde hafta sonu mesaisi
jandarmadan açıkta tütün ve makaron satanlara ceza
SERBEST BÖLGE YATIRIMIN MERKEZİ
Taksi durakları, parklar ve camiler dezenfekte ediliyor
YAT ÜRETİM VE BAKIM MERKEZİNDE MARKALAŞMALIYIZ
Hem Sanayiciyi Hem de Vatandaşı Düşünün
Antalya Büyükşehir’de iyi şeyler oluyor
ATB KASIM MECLİSİ TOPLANDI
TURİZMDE KALİTELİ HİZMETLE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEĞİZ
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Antalya 20°C
Çok Bulutlu

Yeme Bağımlılığı  

10.11.2019
147
A+
A-

Okuyucumuz, gönderdiği mailinde ‘Üniversite sınavlarına hazırlandığını, yapı itibariyle telaşlı ve gergin olduğunu, sınav dönemlerinde kaygısının arttığını, başarısızlık korkusunun da etkisiyle yeme dürtüsünün kontrolü dışına çıktığını, rahatsız olduğunu, kilo problemleri yaşadığını ve bunun altında yatan duygusal sebepleri öğrenmek istiyor. Konuya ilişkin Dr. Emine Akın şu görüşlere yer veriyor;

 ‘Beslenme konusunda aslında detaylıca anlatmak gereken çok önemli alt başlıklar olmakla birlikte, bugün sizlere çağımızın yeni sağlık problemlerinden biri olan yeme bağımlılığından söz etmek istiyorum.

 Hem ülkemizde hem de dünya genelinde doğallıktan gittikçe uzaklaşan besinler ve beslenme tarzları, toplumların yeni hastalıklarla tanışmasına yol açıyor. Konu, bir açıdan baktığımızda ‘’ bağımlılık ‘’ olunca, işin psikolojik boyutu da oldukça önem taşıyor. Yediğimiz her besin, kendi bileşimindeki özel maddeler vasıtasıyla, vücudumuz ve sağlığımız üzerinde aslında bir nevi sihirli etki oluşturur. Çünkü mide içeriği, midedeki sindirim süresini tamamlayıp bağırsaklara geçtiğinde, buradaki özel hücreler tarafından emilirken bir yandan da hızlıca analiz edilir ve beyine buradan bazı bilgiler iletilir. Doyma sinyali oluşumu da bu yolla meydana gelir ve yeme aktivitesinin sonlandırılması bu şekilde düzenlenir.

 Yeme bağımlılığı konusunda yapılan araştırmalarda, yeme bağımlılığının kişide madde bağımlılığı benzeri özellikler gösterdiği belirtilmektedir. Kişi bağımlı olduğu besini alamadığında, madde bağımlılığında olduğu gibi kişide yoksunluk sendromu gelişmektedir. Yeme bağımlılığı genellikle, aşırı şekerli, aşırı yağlı besinler ve hamur işi çeşitleriyle ilgilidir. Aslında yeme bağımlılığının başlaması, doğal içeriği rafine edilmiş yani doğallıktan uzaklaştırılmış besin benzeri maddelerin vücuda alınması ile gerçekleşir. Sindirim sisteminden hızla emilen ve işlemden geçen bu maddeler, beyin kimyasını değiştirir ve bu da davranış değişikliğine yol açar. 

 Yediklerimiz vücudumuzun yapı taşı olan hücrelerimizi etkilediği gibi, bir yandan da vücudumuzda bizimle birlikte sindirim sisteminde yaşayan trilyonlarca bakteriyi yani bağırsak florasını da etkilemektedir. Bağırsaklarımızda yaşayan bakterilerle yeme bağımlılığı arasındaki ilişkiyi araştıran birçok çalışma bulunmaktadır. Bu araştırmalarda,  kimyasal katkı maddeleriyle dolu, işlenmiş besin benzeri maddelerin bağırsaklardaki flora dengesini bozduğu,  özellikle diyetlerin de floradaki zararlı bakteri ve mayaları arttırarak yeme bağımlılığına zemin hazırladığını göstermektedir.  Bu yönden bakıldığında, çağımızda bileşimi doğallıktan uzaklaşan besinlerin artık beslenme amacıyla değil, ilaç veya madde bağımlılığında olduğu gibi bir tür madde olarak algılandığı araştırmalarda ifade edilmektedir.

 Sıklıkla obezite ve fazla kilo ile birlikte görülen yeme bağımlılığının tedavisinde, doğal besinlere aşamalı bir geçiş ve özel psikolojik destek programlarının uygulanması oldukça önemlidir. Bütün bunların yanısıra, bağırsak florasının uzun süreli bozulması sebebiyle yeme bağımlılığının tedavisinin takipli bir süreçte yapılması da oldukça gereklidir. Bağırsak florasının dengesindeki bozulmalar, diyabet, hipertansiyon, depresyon vb. kronik hastalıklara da kolayca zemin hazırlamaktadır.

 Kısaca özetleyecek olursak, çağımızda doğallıktan uzak yaşam ve özellikle beslenme tarzı, bir kişide sadece bir hastalığın değil birkaç şikâyet ya da hastalığın örneğin- diyabet, yeme bağımlılığı, hipertansiyon, fibromiyalji vb. – eş zamanlı olarak ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Tedavi sürecine kişinin aktif katılmasıyla beslenme, yaşam alışkanlıkları ve psiko-sosyal durum konularında detaylı düzenlemeler yapmak, şikâyetlerin ve problemlerin yavaş yavaş ortadan kalmasını sağlayacaktır. Dünya genelinde de artık tedavi süreçlerinde bu şekilde bütünsel bir yaklaşım takip edilmesi yönünde tercihler ve uygulamalar artmaktadır. 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir