UA-38584763-46
SON DAKİKA
Başkan Yılmaz, Amigo Ali Dayı’ya Geçmiş Olsun Ziyareti
ALTSO Başkanı Şahin’den Başkan Böcek’e Ziyaret
İki tekerlekli özgürlük!
Amarok’un tasarımcısı ASSİM’de
Tüketiciler Birliği’nden Başkan Uysal’a ziyaret
Irak Türklerinden KKTC Antalya Başkonsolosluğu’na ziyaret
Akdeniz Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde Devir Teslim Töreni
Çevreci Komşu Kart’ı incelediler
ABD,PKK’YA KORUMAK İÇİN SURİYE’YE PATRİOT GETİRDİ.,S-400’LERİ NE YAPACAĞIMIZI SÖYLEYEMEZ
AESOB Başkanı, Dere’den Vali Ersin Yazıcı’ya Ziyaret
AK Parti kadrolarında büyük değişim!
Antalya Eğitim Sen, Eğitim ve Bilim Emekçilerine Aşı Hemen Yapılsın
Başkan Boztaş, turizme yönelik iyi haberler gelmeye başladı
Smart TV deneyimi
Şantiye Şefliği Tam Zamanlı Bir Görevdir, Birden Fazla Şantiyede Yapılamaz!
HAYVAN SEVGİSİ ENGELLERİ AŞACAK
Döşemealtı Belediyesi Esnaftan 6 ay kira almayacak
AKP’Lİ ÖZLEM ZENGİN’E BAHAR ÖNAL’DAN TEPKİ
Tütüncü: “Kadının olmadığı siyaset eksiktir”
Muratpaşa’da ders zili yeniden çalıyor
Muhtarlar anlatıyor, Konyaaltı Belediyesi yapıyor
Antalya İçin Silikon Vadisi Hedefi Uzak Değil
AKP’NİN TALANI SON SÜRAT DEVAM EDİYOR
KIZILAY’DAN JANDARMAYA ALTIN ÖDÜL
BAZ İSTASYONU AKÜLERİNİ ÇALDILAR
Kepez’den hayvanlara bir iyilik yatırımı daha
Doğa Ekonomiye İsyan Ediyor
AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, Kumluca Hastanesi Ek Bina İnşaatını İnceledi
Hıdırlık Kulesi’ndeki kazı Antalya’nın tarihine ışık tutuyor
Irak Türklerinden, Kıbrıslı kardeşlerine ziyaret
Türkiye İstatistik Kurumu, Evlenme ve Boşanma İstatistikleri, 2020
Akseki’de çiftçiye budama eğitimi verildi
Dijital dönüşüm!
BAŞKAN BAHAR, “ÜRETİM VE HİZMET SEKTÖRÜ ÇALIŞANLARINA AŞILAMADA ÖNCELİK TANINMALI”
GELECEK NESİLLERE DAHA YEŞİL BİR ANTALYA BIRAKACAĞIZ
Olga’lı Muratpaşa İzmir deplasmanında
RUS TİCARET MÜMESSİLİNE DOMATES SİTEMİ
Yüzmede 66 madalya
Dünya Türk çikolatasına müptela oldu
TDP Genel Başkanı, Sarıgül Antalya’ya Geliyor
Ekmeğini kendi yapmak isteyenlere süper fırsat!
CHP’li Arı, ‘Siyaset Üstü Bakılması Gereken Meseleler’
Nasreddin Hoca Parkı’nda Yangın izleri silindi
Tütüncü: “Bizlerden daha çok yaşayacak eserler üretiyoruz”
Kent Konseyi’nden Kamuoyuna Duyuru
Başkan Böcek, e İNGEV’den iki ödül
ALANYA’DA PRESTİJ KAZANDIRAN YATIRIMLARA DEVAM!
Tapılması gereken coğrafya: Antalya!..
Antalya edebiyatçılara iyi geliyor
ATSO Başkanı Çetin,“20 Gün Seferberlik İlan Edelim”
Manavgat’a 4 milyon Avro’luk kanalizasyon yatırımı
Ak Parti Antalya Milletvekili, Uslu’dan Batı Antalya Turu
Büyükşehir’den Kumluca’da alt yapı çalışması
Memur-Sen, 28 Şubat’ın İzleri Silinmeli
ASSİM’den dünyaya açılıyor
Büyükşehir Belediyesi çiftçi için adaçayı fidesi üretiyor
ATB ŞUBAT MECLİSİ TOPLANDI
Türkiye İstatistik Kurumu, Yapı izin istatistikleri açıklandı
Türkiye İstatistik Kurumu, Turizm gelirleri 2020’de yüzde 65 düştü
Borç yapılandırmasının bozulmaması için ilk taksit ödemesinin 1 Mart’a kadar yapılması gerekiyor
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Antalya 19°C
Az Bulutlu

ANNE-BABA TUTUMLARI

Hümeyra Yetkin
Uzm.Psikolojik Danışman

Doğumdan sonra çocuğun ilk sosyal çevresi ailesidir. Davranış modellerini çocuk ailede bulur, yaşar ve öğrenir. Doğru-yanlış, iyi-kötü, günah-sevap ve diğer toplumsal değerler ailede kazanılır. Ayrıca çocuğun fiziksel ihtiyaçları olan beslenme, korunma, barınma, uyku, giyinme, oyun burada karşılanmakla birlikte psikolojik ve sosyal ihtiyaçları olan güven, bağımsızlık, bağımsızlık bir gruba ait olma, sorumluluk, belirsizlikten korunma, iş başarma, kuralları öğrenme, saygıyı, hakları ve ödevleri, mülkiyet hissini ilk defa bu kurumda öğrenir. Daha sonra okul ve yaşadığı çevredeki insanlar tarafından şekillendirilmektedir.

Bu nedenle anne-babalar, çocukların hayattaki tutumları, inançları, değerleri, benlik kavramları ve kişilik özellikleri için birinci derece referans kaynaklarıdır. Ailede anne-babanın, çocuğa karşı tutum ve davranışları, çocuğun kişiliğini biçimlendirme üzerine büyük bir öneme sahiptir. Çocuk anne ve babasını gözlemleyerek, rol model alarak ve taklit ederek gelişir. Anne-babanın çocuklarına karşı sergilediği tutumlar ve davranışlar, çocuğun karakter ve kişilik yapısını belirleyen en önemli unsurlardır. Çocuğun benlik kavramı yetişkinlerin ona yönelttikleri tutumların bir yansımasıdır.

Anne-babanın, olumlu tutumları çocuğun kendine özgü bir benlik geliştirmesini sağlar. Ayrıca çocuğun benlik saygısı yüksek, sorumluluk duygusu ve özdenetimi gelişmiş bir birey olmasını sağlamakla birlikte olumsuz tutumlar ise, benlik saygısının düşük olmasına, saldırgan davranışlara ve güvensizliğe neden olabilmektedir. Çocukta sorumluluk duygusu gelişmeyip güç durumlarla baş edemeyen, bağımlı ve pasif bir birey olabilir. Bu nedenle ana-babadan gelen itici tutumlar, çocuğun kendini değersiz bulmasıyla sonuçlanır.

Çocuk yetiştirmede karşılaşılan ebeveyn tutumları şu şekilde sıralanabilir:

1.AŞIRI OTORİTER VE REDDEDİCİ ANNE-BABA TUTUMU

Çocuğun bedensel ve ruhsal gereksinimlerini karşılamayacak kadar olumsuz duygular ile beslenilir. Çocuğa şefkat, sevgi, sıcaklık verilmez, her yaptığı eleştirilir. Çocuğun iyi yönleri değil olumsuz yönleri ortaya çıkarılır.

Otoriter ve reddedici aile tutumunda evde söz hakkı, özgürlük ve otorite anne babaya aittir, ebeveyn merkezli bir tutum benimsenmiştir. Çocuğun yaptığı her şey göze batar ve sürekli cezalandırılır. Bu cezalar arasında dövme, azarlama, bağırma, kınama, ayıplama ve kokutma en sık rastlanan ceza çeşitleridir. Çocuğun yaptıkları olumlu olsa da, ceza alma korkusu ile çocuk bunları dahi söyleyemez. Otoriter tutum sergileyen ebeveynler çocuk üzerinde aşırı baskı ve kontrol kurarlar. Otoriter ebeveynler çocuğun ihtiyaçlarının karşılanmasında yetersizdir ve tamamen ebeveyn merkezli bir tutum benimserler. Türk aile yapısında bu tutum sıklıkla görülmektedir.

Aşırı Otoriter ve Reddedici Anne-Baba Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri:

.Bu çocuklar korktukları için anne ve babaya karşı edilgen, uysal ve erdemli olmaktadır. Fakat içten içe anne- babaya karşı düşmanlık duyguları geliştirirler.

.Kendisi dışındaki insanlarla yeterli iletişimi kuramadıkları için saldırganlığa yönelebilirler.

.Yeniliklere açık değildir, yeni şeyler üretmeleri zordur.

.Sürekli kusurları aranan çocuk streslidir ve bu bağlamda hata yapma olasılığı da artar.

.Hata yapan kişileri affetmeyi bilmezler ve hoşgörülü olamazlar.

.Kendilerine ve çevrelerindeki kişilere güvenmedikleri için kendilerine iyi davrananlara şüphe ile bakarlar ve toplumdan giderek uzaklaşırlar.

.Yardım duygusundan uzak, sinirli, inatçı, hırçın, uyumsuz olabilirler. Kurallara uymayan veya otoriteye boyun eğen, kendi duygu ve düşüncelerini ifade edemeyen bir kişilik geliştirebilirler.

.Otoriter tutum, çocuğu ürkek ve korkak bir kişi olarak yetiştirmektedir. Çocuğun kendine olan özgüveninin gelişmesini engeller. Bu tutum altında büyüyen çocuklar, diğer insanlarla ilişki kurmakta güçlük çekmektedirler.

.Çocukta aşağılık duygusu gelişebilmekte ve kendini değersiz görmektedir.

2. AŞIRI KORUYUCU ANNE-BABA TUTUMU

Anne babaların aşırı koruyucu olmasının bazı sebepleri olabilir. Ölen bebeğin ardından doğması, Çocuğun herhangi bir tehlikeli hastalık geçirmiş olması, anne babanın kendi çocukluklarında ilgisiz ya da otoriter bir tutum ile yetiştirilmiş olması, yıllar sonra çocuğun dünyaya gelmesi çocuğa karşı aşırı ilgili olmalarının bir nedeni olabilir.

Aşırı koruyucu anne babalar çocuklarına duygu sömürüsü yaparak onun eve bağlı olmasını sağlar. Çocuğun herhangi bir tehlikeli durum ile karşılaşmaması adına abartılı biçimde öz bakımını ilköğretim çağına kadar üstlenirler. Bu tutumla yetiştirilen okul öncesi dönem çocuklarında öz bakım becerilerinin henüz gelişmediği görülebilir.

Çocuklarının üzerine titrer. Ağlamasın, üşümesin, terlemesin, hasta olmasın, yorulup incinmesin diye büyük bir çaba gösterilir. Her şey çocuk adına yapılır. Anne babaların çocuklar için geliştirdikleri aşırı kaygı, çocuklarını aşırı korumaya yönlendirir.

Çocuğa evde seçim hakkı verilmez. Çocuğa kazandırmak istedikleri davranışları duygu sömürüsü ve aşırı şefkat yöntemini kullanarak geliştirirler. Çünkü çocuğu mutlu edememe endişeleri vardır.

Aşırı Koruyucu Anne-Baba Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri:

.Kararlar, çocuk adına aile tarafından alındığı için, karar alma ve seçenekleri değerlendirme becerileri gelişemez.

.Sürekli korunan çocuk kendini korumayı öğrenemediği için savunmasız, çabuk uyum gösteren, utangaç bir kişiliğin yanı sıra sorumsuz, şımarık kişilik geliştirebilirler. Bu tutum içinde yetişen çocuklar problem çözmede de oldukça başarısızdırlar. Anne babanın çocuğa karşı aşırı korumacı olması çocuğu aileye bağımlı duruma getirir ve aşırı bağımlılık çocukta kendine güveni olmayan bir kişilik geliştirmesine neden olmaktadır. Bu çocuklar yaşantıları boyunca birilerine bağlanma ihtiyacı duyarlar.

.Karşılaştığı sorunlarla başa çıkamayacağına inanır ve sürekli hata yapma eğilimi içindedirler. Bu çocuklar belli dönemlerde yerine getirmesi gereken davranışlar ve görevleri yapamadıkları için, aşırı bağımlı, ürkek, beceriksiz, çekingen olabilirler. Kendilerini topluma kabul ettirmek için zaman zaman kavgacı davranışlar sergileyebilmektedirler.

3. MÜKEMMELİYETÇİ ANNE-BABA TUTUMU

Mükemmeliyetçi tutumda anne-baba her şeyin en iyisini çocuğundan beklemektedir. Çocuktan beklentileri her zaman çocuğun kapasitesinin üzerindedir.  Kendi çocukluk dönemlerinde gerçekleştiremediği yaşantıları çocuğunun gerçekleştirmesini ister ve çocuk olduğu gibi kabul edilmez.

Aile, bedensel ve zihinsel yönden beklentileri karşılaması için çocuğu kapasitesinin çok üstünde eğitimlere tabii tutar. Çocuklarına özel eğitimler aldırır, kurslardan kurslara taşırlar. İkincilik veya düşük notlar hiçbir zaman kabul görmez ve hoşgörüyle karşılanmaz. Mükemmelliyetçi anne babalar için, başarılı olmak normal ve olması gereken bir durumdur, bu nedenle takdir edilmesi gerekmez, başarısızlık ise asla affedilemeyecek, şiddetle eleştirilecek bir durumdur. Dersleri çok iyi olan çocuklarına bir “aferin” demeyi çok gören bu kişiler, notlarda bir kere bile düşme olduğunda ciddi bir telaş, kaygı ve öfke yaşarlar.

Mükemmeliyetçi ailelerde kurallar, kalıplar belirlenir ve çocuğun bunlara mutlaka uyması beklenir. Kurallara uyulmaması durumunda çocuklar sert cezalarla karşılaşabilir. Aynı zamanda da aşırı titizlik ve temizlik beklenir.

Çocuğa bütün çocukça davranışlar yasaklanır. Arkadaş seçimi de aileye aittir.

Mükemmeliyetçi Anne-Baba Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri:

.Mükemmeliyetçi anne baba tutumuyla yetişen çocukların fikirleri genelde çok katıdır. Bir şey veya kimse ya çok olumlu ya da çok olumsuzdur.

.Çocuk kendi doğal içgüdüleri ve ağır kurallar arasında sıkışıp kalmıştır ve sürekli bir iç çatışma içindedir. Sevgi ve nefret karışımı duyguları aynı anda yaşar.

.Her işte en iyi ve en üstün olmak ister. Fakat istediği seviyeyi yakalamayınca hayal kırıklığına uğrayarak çalışmayı tamamıyla bırakmakla birlikte aşağılık duygusu gelişmektedir.

4. AŞIRI HOŞGÖRÜLÜ ANNE-BABA TUTUMU

Anne-babaların çocuklarının dışa dönük olsun, özgüveni gelişsin, diye yaptığı çok yanlış bilinen bir tutumdur. Bu tutumda anne-babalar çocuğun isteklerini hiçbir şekilde reddetmezler, çocuklarının istediklerine herhangi bir sınırlama getirmeksizin kabul ederler. Kimi ailelerde aile içi disiplin yok denilecek kadar azdır.

Çocuk merkezli bu tür ailelerde çocuğun yaptığı her şey hoş görülür. Çocuğun gelişimsel ihtiyacı olan sınırlar konulmaz ve çocuk aşırı özgür bırakılır.

Çocuğa neyi yapıp neyi yapmaması gerektiği anlatılmaz. Hiçbir zaman kesin kurallar belirtilmez. Çocuk kendisine zarar verebilecek davranışlarda bile etkili denetimden uzaktır ve uyarılmaz.

Anne babalar sadece çok büyük bir problem olduğunda sert çıkışlarda bulunur, gözdağı verirler. Bazen ceza da verirler ama nedenini açıklamazlar.

Aşırı Hoşgörülü Anne-Baba Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri:

.Aşırı hoşgörülü tutum ile yetiştirilen çocuklar genelde şımarık ve kuralsız olurlar. Başkalarının özeline saygı duymazlar.

.Benmerkezcidirler ebeveynlerine karşı sorumsuz ve saldırgan davranışlar sergileyebilirler. Bununla birlikte bir süre sonra anne-babasını denetim altına alır ve evde reis çocuktur.

.Eleştiriye açık olmadıkları için kendilerini geliştiremezler. Kuralsızlığa alışan çocuklar, okuldaki kurallarla karşılaşınca okula ve arkadaş çevresine uyum sağlamakta zorluk çekebilirler.

5. TUTARSIZ ANNE-BABA TUTUMU

Çocukların davranışlarına farklı zamanlarda farklı şekiller sergileyen aile tutumudur. Bu ailelerde çocuğun yaptığı bir davranış bazen çok sert bir tepki alabilirken, bazen de çok olumlu karşılanabilmektedir. Çünkü ailenin psikolojik durumuna göre çocuğa karşı tutumu değişmektedir. Bu tip aile ortamında süreklilik ve kararlılık yoktur. Tutarsız anne babanın iki çocuğuna karşı farklı tutumu ya da anne babanın kendi eğitim tarzlarındaki farklı tutumları çocukları olumsuz yönde etkileyebilir. Evde bir gün görmezden gelinen yaramazlık, bir sonraki gün cezalandırılabilir veya annenin yaptığına baba karşı çıkabilir ya da babanın vermiş olduğu cezaya anne karşı çıkabilir.

Tutarsız Anne-Baba Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri:

.Bir davranışın kimi zaman ödüllendirilmesi kimi zaman da cezalandırılması çocukta cezanın anlamı hakkında kuşkular uyanmasına neden olur. Ne zaman, nerede, ne yapacağını bilemezler. Bu durumda çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamamaktadır.

.Anne-babanın dengesiz tutumu, çocuğun eğitim ve gelişiminde olumsuz etkiler bırakmaktadır. Tutarsız anne-baba tutumuyla yetişen çocuklar kendi görüş ve düşüncelerini aktaramazlar. İç çatışmalar ve huzursuzluklar yaşayabilir.

.Çocuk kendini kanıtlamak ve dikkatleri üzerine çekmek için, ürkek, yumuşak huylu, söz dinleyen ya da kendi benliğini ve bağımsızlığını göstermek için kavgacı, sinirli bir çocuk olabilir. Zamanla çevrelerindeki insanlara güvenmeyen, her şeyden şüphelenen, kararsız bir kişilik yapısı geliştirebilirler.

6. KABUL EDİCİ, GÜVEN VERİCİ VE DEMOKRATİK ANNE-BABA TUTUMU

Çocukların kişilik gelişimi için en uygun olan tutumdur. Bu tutumu uygulayan ebeveynler çocuklarına koşulsuz sevgi ve saygı gösterirler. Çocuklarını hem denetler hem de onların ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlar.

Anne-babalar, davranışları ile çocuğa uygun birer model, çok iyi bir rehberdir. Çocuğa yol gösterir ama alacağı kararlar konusunda serbest bırakır birçok alternatif sunulur ama seçim çocuğa aittir. Problemlere anne-baba ile birlikte çözüm arayarak zamanla bu becerisini geliştirir.

Aile içinde kurallar ve sınırlar hep birlikte belirlenir. Kuralların mantıklı açıklaması yapılır. Bu kurallar içinde çocuk özgürdür.

Aile fertlerinin hepsinin eşit söz ve oy hakkı vardır. Aileyi ilgilendiren kararlar birlikte alınır. Her konuda çocuğun düşünce ve fikirleri dinlenir. Fikirleri mantıksız da olsa saygı gösterilir. Belli sınırlar içinde çocukların bazı davranışları yapmalarına izin verilir ve böylece onların sorumluluk duygusunun gelişmesine uygun ortam hazırlanmış olunur.

Anne-babalar, her çocuğun kendine özgü bir gelişim kapasitesi olduğunu bilir, bu nedenle çocukların özgürce gelişmesi, yeteneklerini ortaya çıkarması ve kendini gerçekleştirmesine izin verilir.

Kabul Edici, Güven Verici ve Demokratik Anne- Baba Tutumunun Çocuğun Kişilik Gelişimine Etkileri:

.Demokratik ve güven verici bir ortamda yetişen çocuk, özgüveni yüksek, kendine ve çevresine saygılı, sınırları bilen, yaratıcı, aktif, fikirlere saygı duyan ayrıca fikirlerini rahatlıkla söyleyebilen, araştıran, sorgulayan, kişilik ve davranışları açısından dengeli, sorumluluk duyguları gelişmiş, hoşgörülü, arkadaş canlısı, duygusal, sosyal açıdan dengeli ve mutlu bir birey olarak yetişir.

.Anne-babanın tutarlı ve kararlı tutumu çocuğun kendisine ve çevresindekilere güven duygusunu geliştirir.

.Basit de olsa bu yaşlarda karar vermeye ve kendi başına işler yapmaya alışan çocuk, ilerki yaşamında rahatlıkla kendi adına kararlar ve sorumluluklar alır.

.Kendi haklarını savunurken başkalarının haklarına da saygı duyar.

Çocuklarımıza karşı koşulsuz sevgi, saygı, şefkat, gösteren ebeveynler olmak dileğiyle…

Saygılarımla…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir