UA-38584763-46
SON DAKİKA
56’ncı Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nda 3. Etap Tamamlandı
Nusret Bayar’dan Kamuoyuna Açıklama
Serik Kültür Merkezi bünyesindeki düğün salonu inşaatı hızla yükseliyor
Türkiye’nin pandemi psikolojisi
Antalya kıyılarında neler oluyor!..
Kepez’de kilit taşlı yolların dönüşümü tamam
Tarım Bakanlığının Planlı Bir Destekleme Yapması Şart
İsmail Baha Sürelsan canlı yayınlanan konserle anıldı
Kapasitesi iki katına çıkarılan Konaklı Arıtma Tesisi sezona yetişecek
Vali Yazıcı’dan 14 Nisan Şehitler Haftası Mesajı
Tavşan Yüreği Zeytini’ni Coğrafi İşaret Logosuyla Satacaklar
Elmalı yolları bisiklet turuna hazırlanıyor
Keçiboynuzu Demreli kadınlara gelir olacak
‘Halk Masa’ halkın hizmetinde
Tütüncü’den çocuklara çok amaçlı salon
‘Üyelerimizle Güçlüyüz’
Mehmet Başaran, İl Divanı İle Birlikte Akşener’i Ziyaretetti
Başkan Uysal, ASSİM Çevre Komitesi’yle buluştu
Büyükşehir Belediye Meclisi Başkan Muhittin Böcek başkanlığında toplandı
Türkiye’nin gözü kulağı bu toplantıda!
Ramazan Heyecanı Evlere Taşınıyor
Tütüncü: “Salonumuz engelli sporcularımızın emrinde”
İsmail Baha Sürelsan anıldı
“Kota Doldu, Çiftçi Perişan, Akp’den Tık Yok!”
Bu protokol ile emlak beyanı elektronik ortamda
Medihaber’den Hayırlı Ramazanlar Dileriz
Akdeniz Üniversitesi diğer üniversitelere örnek oluyor
Chp’li Zeybek’ten Rtük Başkanına “Çift Maaş” Tepkisi
ASAT Kaş’ta 80 km’lik ana hatta bakım
Eğitime Destek Hız Kesmeden Devam Ediyor
Antalya BAGEV Genel Kurulunu Yaptı
Serikliler ucuz ve sağlıklı eti çok sevdi
Manavgat’ın Güreşçi Efe’si Milli Takımda
Antalya Bilim Merkezi makine mühendislerini ağırladı
Başkan Şahin’den Ramazan Ayı Mesajı
Muratpaşa’da Ramazan hazırlıkları tamam
Başkan Sözen’in Ramazan Ayı Mesajı
Antalya Osb, Pandemiye Rağmen Üretmeye Devam Ediyor
Bilim Kurulu toplantısı öncesinde Sağlık Bakanı Koca’ya soruldu: Ramazan’da ne olacak?
Tütüncü: “Okullarımıza hizmet etmekten mutluluk duyuyoruz”
Açlık Sınırı 2 Bin 706 Lira
Eğitim çalışanları aşıda öncelik bekliyor
Büyükşehir, Ramazan gıda paketinin dağıtımına başladı
Ramazan’da kapatma mı olacak, tam kapanma mı? İşte kulislerde konuşulan plan
Çocuklar Teneffüs Park’ta
Kepez Belediyesi’nde tapu işlemleri kolaylaştırıldı
Evde Sağlık Hizmetleri pandemide de aralıksız sürüyor
Pandemide 20 caminin temizliğini üstlendi
Başkan Tütüncü’den polis haftasında sürpriz ziyaret
Yabancı vatandaşlar Türkçeyi ATASEM’de öğreniyor
Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu Antalya ziyareti
Büyükşehir İsmail Baha Sürelsan’ı Anıyor
Şirketler Veri Kaybına Dikkat!
İyi Parti Antalya Milletvekili Bahşi’den Kod 29 isyanı
Virginia tütünüyle ihracatta sürdürülebilirlik sağlanacak
Kumluca Yazır’da hasarlı büzler yenilendi
Gündoğmuş ve Akseki Esnafına Pandemi Ziyareti
Chp Kepez Gençlik Kolları Basın Açıklaması
Muratpaşa’da Müzik sokakta
İbradı Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru’dan Polis Haftası Mesajı
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Antalya 19°C
Parçalı Bulutlu

Bir ‘’Ümit Yaşar Oğuzcan’’ Geçti Bu Dünyadan

Ne zaman seni düşünsem, yalnızlığım aklıma gelir

Bir ürperti gibi, derinden derine duyarım çaresizliğimi

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın Tanrı Gibi şiirinin ilk dizeleridir bunlar,

Ümit Yaşar’ın, hani hüzün şairi, melankolik ruhlu ve ayrılıkların şiirce en iyi  ifade edicisi diye yorumlanabilecek türden eserlere imza atmış olan şair, kendi  deyimiyle üç, ama etrafındakilerin anlatımıyla tam yirmi dört defa intihara teşebbüs etmiş ama bir türlü ölmeyi başaramamış olan şair Ümit Yaşar’dan bahsedeceğim bugün sizlere.

Ümit Yaşar 22 Ağustos 1926’da Tarsus’ta, Güzide Hanım ve Memur Lütfü Bey’in oğlu olarak dünyaya geldi. Akdeniz’in sıcaklığında doğmuştu. Gerçekten de sıcakkanlı bir çocuktu. Belki bu yönüydü ileride onu melankoliye itecek olan.

O her zaman hayatını doldurması gereken bir çile olarak gördü. Çünkü çocukluğu kazalarla ve sakatlıklarla geçti. 3 yaşına kadar aslında her şey normaldi. 3 yaşında ayağını kırdığında zincirleme bir süreci de başlatmış olduğunun kimse farkında değildi.

4 yaşında mangala oturmuştu. 5 yaşına geldiğinde 20 basamaklı bir taş merdivenden yuvarlanışı ve sonrası çok acılıydı. 7 yaşında başına evdeki sandığın kapağını düşürdü. Yine bu dönemde kızamık geçiriyordu ve çok ateşli geçirdiği bu hastalık sonucu kekeme oldu.

14 yaşında apandisit, 19 yaşında böbrek, 30 yaşında da bademcik ameliyatı oldu. Çocukluğu, gençliği ve sonrası bir şekilde talihsizliklerle doluydu.

Aslında o kadar büyük eserlere imza atmış olan bir yüreğin mutluluğa bu kadar hasret kalması ne kadar da acı bir durum, yada bu kadar melankolik bir ruhlu olmasaydı acaba bu güzel eserler ortaya çıkabilirmiydi bilemiyorum.

Ümit Yaşar babasının memuriyeti sebebiyle şehir şehir dolaşarak bitirdi okulları…

1937’de Eskişehir İlkokulu’ndan, 1940’da Konya Askeri Ortaokulu’ndan mezun oldu. Lise eğitimini ise, Eskişehir Ticaret Lisesi’nde tamamladı. 1946 yılında artık liseden mezun olmuştu ve hemen işe başlayabilirdi.

Ümit Yaşar liseyi bitirir bitirmez Osmanlı Bankası’nda işe başladı.

20 Mart 1948 tarihinde Mersinli Mehmet Zeki Oğuzbaş’ın kızı Özhan Hanım ile evlendi. Bu evliğinden Vedat (d. 1949) ve Lütfi (d. 1952) adında iki oğlu oldu.

(Şiirlerinde sıkça geçen ve küçük oğlu Lütfi’nin “Babamın annemle evliyken yaşadığı platonik bir aşkıydı.” dediği Ayten Hanım yüzünden Özhan Hanım, Ümit Yaşar’dan otuz yıl sonra ayrıldı.)

Sonraki adresi Türkiye İş Bankası oldu. 1948 – 1960 yılları arasında bir bankacı olarak Adana, Ankara, İstanbul’u dolaştı.

Kısa bir süre Yapı Kredi’de de çalıştıktan sonra İstanbul Akbank Genel Müdürlüğü’ne Krediler İkinci Müdürü olarak atandı. Buradan sonraki durak da, Türkiye İş Bankası Yayınları Müşavirliği oldu.

Bu mesleği terfileriyle 30 yıl sürdürecekti. Tipik bir memur hayatı vardı diyebiliriz, şairliğe soyunmasaydı eğer. Ama içinde tutamadığı cümleleri şiir olup döküldü kaleminden.

Mesleğinde otuzuncu yılını doldurduğunda, Ümit Yaşar Türkiye İş Bankası Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı görevindeydi. 1977 Haziran’ında kendi isteğiyle emekli oldu.

Ümit Yaşar aslında 9 – 10 yaşlarında kendisi küçük ama kalbi kocaman bir çocuk olarak, anne babasının da teşviğiyle şiire heveslenmişti. Annesi dönemin ünlü şairi Faruk Nafiz Çamlıbel’in tüm şiirlerini ezbere bilirdi,

Kendisi gibi şair olan babası Lütfi Oğuzcan, Ümit Yaşar’ın bir intihar denemesinden sonra şu şiiri kaleme alıyor:

Bak dünya ne güzel, bu sitem niye, Ettim ben adımı sana hediye.
Mutluyum ey oğul babanım diye, Çarptırma hicvinle cezaya beni.

Şiir hayatına 1940’da şiirlerinin Yedigün dergisinde yayınlanmasıyla başladı. O zaman gencecik bir lise öğrencisiydi ve bu onun ilk adımıydı. Bu adımı İstanbul, Büyük Doğu, Varlık, Yücel, Türk’e Doğru, Hisar, Çığır, Toprak ve daha başka bir sürü dergi takip etti.

İlk şiir kitabı ‘’İnsanoğlu’’ 1947’de yayınlandı. 1975’e gelindiğinde 50 kitap çıkarmıştı. Bunlardan 33’ü şiir, 4’ü düz yazı, 13’ü antoloji ve biyografik eserdi. Bunlardan başka, şiir plakları, şarkı sözleri ve yergileriyle de ününe katkıda bulundu.

Kitap çalışmaları boyunca yayıncılık işleriyle de ilgilendi. 1960’da kendi adını verdiği bir yayınevi kurdu. 1965’te ise sadece üç sayı olsa da, ‘’Yergi – Dergi’’ adlı bir hiciv – mizah dergisi çıkardı. Bir şiir söyleşisinde âşık olduğu şiir tutkunu Ulufer Hanım ile ikinci evliliğini yaptı (1978). 1979’da İstanbul’da, eşi Ulufer hanım ile‘’Ümit Yaşar Sanat Galerisi’’ni kurdu ve birlikte yönettiler.

( Ümit Yaşar’ın hayatında üç aşk var. Birisi Ayten, meşhur Ayten… Platonik aşkı. İkincisi Mihriban. Kim olduğu pek bilinmesede  ‘Mihriban’ diye şiirleri var. Mihriban’a şiirler, Mihriban’a mektuplar. Üçüncüsü de, ikinci eşi olan Ulufer  hanım.)

Ümit Yaşar, İş Bankası’nda çalışırken karşılaştığı güzel bir kıza tutulur. Aralarında neredeyse bir emeklilik yaşı vardır. Üstelik evlidir. Hem de ikinci eşi Ulufer hanımla. İlk yıkımı; adına Ayten dediği, yanlışlarının en ezgilisi, en tutkulusu olan, denizlerin rengini güzelleştiren, saatlere zamanı yeniden öğreten o rüya gibi stajyer kızdır,

Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,

Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın

Öylesine yıktınki bütün inançlarımı,

Beni sensiz bıraktın, beni bensiz bıraktın.

(Ayten için yazdığı bu şiir’i, merhum bestekar Münir Nurettin Selçuk Kürdili Hicazkar makamında bestelemiş ve muhteşem bir şarkıya dönüşmüştür)

Şiirlerinde ve ’’ Sahibini arayan mektuplar’’ adlı kitabında hep bahsettiği, Ayten şiiri, bu ilk yıkımın özeti gibidir. Zaman zaman bu gizemli sevgili Ayten’in kim olduğu, şaire sorulur. Yine bir şiir matinesinde, şairi üzecek cümlelerle Ayten sorusu gelir. Yanıtı oldukça serttir. “Arkadaşım, biz yataklık olsaydık kitaplık olur muyduk hiç!”

Ümit Yaşar, şiirlerinde özellikle Faruk Nafiz Çamlıbel’in etkisindeydi. En az onun kadar duyarlıydı şiire karşı. Daha çok aşk, ayrılık, özlem üzerine yazarken hayat onu oğlunun ölümüyle sınadığında şiirdeki yönünü acı ve ölüm temalarına çevirecekti.

Oğlu Vedat doğduktan sonra da intihar teşebbüslerine devam eden Ümit Yaşar Oğuzcan bir türlü ölmeyi beceremez. Her seferinde bir sebeple kurtulur. Sürekli evde Ümit Yaşar’ın başarısız intihar girişimleri ve acı sonuçlarının konuşulması ailenin huzurunu iyiden iyiye bozmuştur,

Bu intihar fikri ise oğlu Vedat Oğuzcan’ın aklında dönüp durmaya başlamıştır bile. henüz 18 yaşındayken bir fincan kahve ve ardından bir fincan da konyak içip bedenini Galata Kulesi’nin tepesinden boşluğa bıraktı.

Babasının 24 kere intihara teşebbüsüne karşılık kendisi ilk teşebbüsünde ölmüştür. Rivayete göre düştüğünde, çevredekiler Vedat Oğuzcan’ın elinde bir intihar notu bulmuştur.

Notta: “Baba öyle intihar edilmez, böyle edilir.”  yazmaktadır, oğlunun intiharı için hayatımda ikinci yıkımım der, öyleki,Vedat’ın intiharı sonrasında  “Galata Kulesi” adlı şiirini kaleme alır.

Yaşamaktan çok ölümü seven, şiirleri kadar intihar girişimleri ile de tanınan, oğlunun ölümü ile şiirdeki gidişatını da hayatı gibi ölüme yönlendiren adam, Ümit Yaşar Oğuzcan., 4 Kasım 1984’te, nihayet hasretle beklediği ölüme 58 yaşında kavuştu. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

21 Mart dünya şiir günü anısına ahirete intikal eden tüm şairlerimizi

Sevgi ve rahmetle anıyorum.

Cemal Kurtoğlu

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir