UA-38584763-46
SON DAKİKA
Vali Yazıcı’dan 14 Nisan Şehitler Haftası Mesajı
Tavşan Yüreği Zeytini’ni Coğrafi İşaret Logosuyla Satacaklar
Elmalı yolları bisiklet turuna hazırlanıyor
Keçiboynuzu Demreli kadınlara gelir olacak
‘Halk Masa’ halkın hizmetinde
Tütüncü’den çocuklara çok amaçlı salon
‘Üyelerimizle Güçlüyüz’
Mehmet Başaran, İl Divanı İle Birlikte Akşener’i Ziyaretetti
Başkan Uysal, ASSİM Çevre Komitesi’yle buluştu
Büyükşehir Belediye Meclisi Başkan Muhittin Böcek başkanlığında toplandı
Türkiye’nin gözü kulağı bu toplantıda!
Ramazan Heyecanı Evlere Taşınıyor
Tütüncü: “Salonumuz engelli sporcularımızın emrinde”
İsmail Baha Sürelsan anıldı
“Kota Doldu, Çiftçi Perişan, Akp’den Tık Yok!”
Bu protokol ile emlak beyanı elektronik ortamda
Medihaber’den Hayırlı Ramazanlar Dileriz
Akdeniz Üniversitesi diğer üniversitelere örnek oluyor
Chp’li Zeybek’ten Rtük Başkanına “Çift Maaş” Tepkisi
ASAT Kaş’ta 80 km’lik ana hatta bakım
Eğitime Destek Hız Kesmeden Devam Ediyor
Antalya BAGEV Genel Kurulunu Yaptı
Serikliler ucuz ve sağlıklı eti çok sevdi
Manavgat’ın Güreşçi Efe’si Milli Takımda
Antalya Bilim Merkezi makine mühendislerini ağırladı
Başkan Şahin’den Ramazan Ayı Mesajı
Muratpaşa’da Ramazan hazırlıkları tamam
Başkan Sözen’in Ramazan Ayı Mesajı
Antalya Osb, Pandemiye Rağmen Üretmeye Devam Ediyor
Bilim Kurulu toplantısı öncesinde Sağlık Bakanı Koca’ya soruldu: Ramazan’da ne olacak?
Tütüncü: “Okullarımıza hizmet etmekten mutluluk duyuyoruz”
Açlık Sınırı 2 Bin 706 Lira
Eğitim çalışanları aşıda öncelik bekliyor
Büyükşehir, Ramazan gıda paketinin dağıtımına başladı
Ramazan’da kapatma mı olacak, tam kapanma mı? İşte kulislerde konuşulan plan
Çocuklar Teneffüs Park’ta
Kepez Belediyesi’nde tapu işlemleri kolaylaştırıldı
Evde Sağlık Hizmetleri pandemide de aralıksız sürüyor
Pandemide 20 caminin temizliğini üstlendi
Başkan Tütüncü’den polis haftasında sürpriz ziyaret
Yabancı vatandaşlar Türkçeyi ATASEM’de öğreniyor
Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu Antalya ziyareti
Büyükşehir İsmail Baha Sürelsan’ı Anıyor
Şirketler Veri Kaybına Dikkat!
İyi Parti Antalya Milletvekili Bahşi’den Kod 29 isyanı
Virginia tütünüyle ihracatta sürdürülebilirlik sağlanacak
Kumluca Yazır’da hasarlı büzler yenilendi
Gündoğmuş ve Akseki Esnafına Pandemi Ziyareti
Chp Kepez Gençlik Kolları Basın Açıklaması
Muratpaşa’da Müzik sokakta
İbradı Belediye Başkanı Serkan Küçükkuru’dan Polis Haftası Mesajı
‘Demokrasi huzur ve güvenle yaşar’
Akdeniz Üniversitesi öğrencisine En İyi Belgesel Film Ödülü
Akseki’de psikolojik ve diyetisyen danışmanlık hizmetine başlandı
Başkanımız Şahin Ankara’dan Güzel Haberlerle Döndü
Dev orkestraya 7 Akdenizli seçildi
Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Koordinasyon, İzleme ve Değerlendirme Toplantısı Gerçekleştirildi
Tütüncü: “Kadın kuruluşları şehre değer katıyor”
11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Farkındalık Günü
Emniyet Teşkilatı 176 Yaşında
DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Antalya 19°C
Parçalı Bulutlu

İstanbul Sözleşmesi yaşatır ama!..

Anlaşma, insanın gelişmesindeki en önemli keşiflerinden biridir.

İnsan, anlaşma yapabilmesi sayesinde diğer canlılardan ayrışarak daha hızlı değişip gelişmiştir. İlk anlaşması da büyük olasılıkla birbirini öldürmemek, kendi türünün etini yememektir.

Ne var ki değişme/gelişmenin her aşamasında yeni sorunlar ortaya çıkmış, insan başka hiçbir canlı türünün yapmadığı-yapamayacağı zulüm ve kıyımlarla türüne zarar vermiştir. Yeni ortaya çıkan her sorunu yeni anlaşmalarla aşan insan türü, gelişmeye-değişmeye devam etmiş ve etmektedir.

Bu yüzden, insan hayatını toplu olarak iyi yönde etkileyen, insanı yücelten her anlaşma, uygarlaşma yolunda bir adım, bir aşamadır.

İstanbul Sözleşmesi de böyle bir adımdır.

İnsan türü arasında cinsiyet ve cinsel yönelim farklılığına dayalı, bir kesimi aşağılayıp ikinci sınıf konumuna iten amansız bir zulüm ve sömürü vardır.

Sözleşmede deniliyor ki…

Kadınlar sırf cinsiyet farklılığı nedeniyle ayrımcılığa uğruyor…

Kadına bazı toplumsal roller biçilerek, olması gerekenden daha fazla sorumluluk ve iş yükleniyor. Kendini geliştirmesi, erkeklerle aynı koşullarda yaşaması, çalışması, yarışması engelleniyor…

Kadınlar kendilerine biçilen toplumsal rolün gereğini yerine getirmediği gerekçesiyle şiddet görüyor; aşağılanıyor, dövülüyor, öldürülüyor…

Kadınlar herhangi bir alandaki yarışa, cinsiyetçi yaklaşımla biçilen roller yüzünden erkeklerden bir adım geriden başlıyor. Bir erkekle aynı işi yapan kadın daha az kazanıyor…

Benzer ayrımcılıkların cinsel yönelim farklılığında da yapıldığı belirtiliyor…

‘‘Devletler bu ayrımcılığı ve yol açtığı sorunları ortadan kaldıracak düzenlemeyi yapmalı, önlemleri almalı’’ deniliyor…

İstanbul Sözleşmesi’ni imzalayan ülkeler, bu ayrımcılığı, zulmü ve sömürüyü engelleyip ortadan kaldırmak için önlem almaya, ortadan kaldırmaya söz vermiş oluyor.

Evrensel hukukun ulaştığı aşamada, bir yönelimin-eylemin yasaklanması, suç sayılması için ikinci ve üçüncü kişilere dolaylı veya dolaysız zararı olup olmadığına bakılır. Buna hayvanlar ile canlı ve cansız çevre de dahildir.

Bu yüzden cinsel yönelim farklılığı suç veya ayrım gerekçesi olamaz!

Olay ve durum bu iken…

Ağzının ayarı kaçmış, beyni düşünce diye çirkef saçan adamlar konuşuyor…

İstanbul Sözleşmesi cinayetleri önlememiş, eşlerin birbirlerine karşı sorumluluklarını daha da gergin ortamda sürdürmelerine zemin hazırlayıp kadına yönelik cinayetleri ve şiddeti artırmış. ‘‘Toplumsal yapımızı dinamitliyor, toplum yapımızla dini inançlarımızla örf ve âdetlerimizle’’ taban tabana zıt uygulamalar içeriyormuş.

Şiddeti, cinayetleri önleyecek, ayrımcılığı ortadan kaldıracak olan İstanbul Sözleşmesi değil, onun gereklerini yerine getirmek, sözleşme kapsamında söz verdiklerinizi yapmaktır.

Söz verip gereğini yapmadığınız için olumsuzluklar sürüyorsa, bu İstanbul Sözleşmesi’nin başarısız olduğunu değil, sizin güvenilmez, iki yüzlü olduğunuzu gösterir.

Bir toplumda her gün bir veya birkaç kadın öldürülüyor, tam olarak bilinmeyen sayıda kadın taciz, tecavüz ve şiddete uğruyorsa…

Çocuklarına emanet edildikleri kurumlarda tecavüz ediliyor ve korumakla görevli en yetkili kişi ‘‘bir kereden bir şey olmaz’’ manasında laf edebiliyor; tecavüzcüler adeta kollanır gibi bir yargılanma süreciyle kurtuluyorsa…

Cinsiyet ve cinsel yönelim farklılığı, fıtrata (yaradılış-oluş) eşitsizlik olarak ilan ediliyorsa…

Toplumsal yapınız dinamit harcamaya gerek olmayan bir çöküntü veya eşiğinde demektir.

Bu değerlendirme ışığında da diyorum ki…

İstanbul Sözleşmesi’ni reddetmek, uygarlaşmayı reddetmektir.

Nokta…

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

sanalbasin.com üyesidir