enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
15,8967
EURO
16,7971
ALTIN
937,29
BIST
2.383,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Antalya
Açık
27°C
Antalya
27°C
Açık
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Parçalı Bulutlu
27°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Öz Bizim Temizlik Şirketi
A1 Teknoloji / Redpos Yazılım Ltd.Şti.

TEZKERE GEÇMESEYDİ NE OLUR DU.?!!!

29.10.2021
0
A+
A-

CHP “HAYIR OYUNU NASIL VERDİ İNANAMIYORUM.’’

Terörle mücadele güçlü şekilde sürüyor.

En son, Irak ve Suriye’deki askeri varlığımız için bir tezkere getirildi meclise.

Maalesef burada hayır oyu veren partilerin gerekçelerinin mantıksızlığı, dayanıksızlığı ve milli güvenlik hassasiyetinden yoksunluğuyla karşı karşıya kaldık.

Bu tezkerelerle birlikte yapılan operasyonlar söz konusu olmasaydı bugün Türkiye’nin Suriye ve Irak sınırlarında terör devletçikleri kurulmuş olacaktı.

Bu fiili oluşumlar kurulma safhasına gelmişken TSK oraları darmadağın etmiştir.

Sınırlarımızın yakınında herhangi bir terör devletçiğine göz yummayacağımız kararlı şekilde gösterilmiştir. DEAŞ’la karadan mücadele eden ve en çok zayiatı vermiş ülkeyiz.

Geçmişte PYD/PKK Türkiye’ye niye saldırsın ki diyenler bugün tezkereye hayır oyu vermiştir. Türkiye’nin sınır güvenliği açısından 20-30 Km Irak ve Suriye sınırında oluşturulan derinliğin ne kadar hayati olduğu bu süreçte bir kez daha görülmüştür.

Burada ortaya koyulan iradeye Türkiye’nin milli güvenliği konusunda hassasiyeti olan herkesin destek vermesi gerekirdi.

CHP’nin ‘hayır’ oyu verdiği ancak birebir aynı olan önceki tezkereler sayesinde TSK, Libya’dan Suriye’ye, Irak’tan Lübnan’a kadar dünyanın birçok noktasında Türkiye’nin hak ve menfaatlerini korudu, binlerce teröristi bertaraf etti.

Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtlarıyla Irak’tan Suriye’ye kadar ‘terör koridoru’ planı bozuldu.

Irak’ın 40 kilometre içine giren TSK, 30’dan fazla üs kurdu.

‘Pençe’ operasyonlarıyla, aralarında kırmızı listede bulunanların da olduğu 752 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi.

Tezkere geçmeseydi . Türk askerinin hem Suriye hem de Irak’taki varlığı son bulurdu.

Çekilme başlayınca örneğin Suriye’deki boşluğu Esed rejimi ve PKK/YPG doldururdu.

Türkiye’nin korumasından yoksun kalan Suriyeli siviller Türkiye sınırına doğru hareketlenmeye başlardı. 4 harekâtla engellenen PKK devleti planı yine raftan inerdi.

Benzer bir durum Irak’ta yaşanırdı.

Türkiye burada üsler kurarak PKK terörünü sınır ötesinde karşılıyordu. Örgüt her geçen gün biraz daha güneye süpürülüyordu

Tezkerenin geçmediği olasılıkta Kılıçdaroğlu’nun alternatif çözümü devreye girecekti.

O da Esed rejimiyle anlaşmak.

Peki Kılıçdaroğlu Esed’in masasına nasıl oturacaktı sahada olmayan Türkiye’nin masadaki özgül ağırlığı aynı olabilir mi.

Beklenti dengesinde Türkiye dezavantajlı konuma gelecekti. Böyle bir masadan avantajlı bir anlaşmayla kalkmak mümkün mü?

Bu açıdan bakıldığında Meclis’te oylanan şey sadece tezkere değildi.

PKK terör örgütü ve arkasındakilerin Türkiye’ye yönelik gelecek planlamasıyla, Milli Mücüadele ruhunun takipçilerinin Türkiye’si yarıştı.

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi ilk kez, tezkerenin çıkarılmasına sebep olan PKK terör örgütünün siyasi kolu ile birlikte “Hayır” oyunu nasıl verdi, inanamıyorum.

Daha önceki “Evet” dediği tezkerelerin tamamında “Yabancı asker bulundurma” konusu varken ve hiçbir zaman gerçekleşmemiş ve gerçekleşmeyecek bu konuyu bahane etmek, süresinin iki yıl bahanesi gibi yaşanan bu skandalı örtmüyor.

HDP, teröristlerin siyasi kolu olduğu için verilen görev gereği “Hayır” diyor.

Peki CHP, bunları düşünmedi mi?

Böyle bir durumun, Türkiye’yi 2013 ile 2015 arasında ülkeyi uçuruma sürükleyen ve 719 şehidimize mal olan açılım süreci felaketine götürebileceğini düşünmediler mi?

PKK’nın siyasi kolu HDP’nin oy tehdidinden bu kadar mı korkuyorlar?

Böyle bir korkuya gerek yok ki. HDP ne yaparsa yapsın Millet İttifakı adayına oy verecek sonunda, bu saatten sonra tabanı bir başkasına oy vermez zaten.

“Hayır” oyu verseler de Kılıçdaroğlu yönetimi, tezkerenin AKP ve MHP oylarıyla tezkerenin TBMM’den geçeceğini bilmiyor muydu?

Elbette biliyordu.

Bu tutum sadece bir “Hayır” oyu vermekten ibaret değil, Kılıçdaroğlu yönetiminin terörle mücadele konusundaki politikası ile ilgili.

Daha önceki “Kürt sorunu” söyleminde olduğu gibi kendisini PKK’nın siyasi kolu HDP’nin yanına konumlandırmasıyla bunu gördük.

CHP, HDP ile nasıl bir işbirliği içine girerse girsin, önemli olan Türk milletinin birlik ve beraberlikten doğan ruhudur.

O ruhu da Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta etkili biçimde ifade etmiştir. Atatürk, düşmanla mücadelede üç kuvvetin belirleyici olduğunu anlatır: Birincisi “Millet”, ikincisi “Meclis”, Üçüncüsü “Ordu”…

Ve bu üç kuvvet iki cephede savaşır.

Birincisi “İç cephe”, ikincisi “Dış cephe”…

Atatürk devamını Nutuk’da şöyle ifade eder;

“Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir. Dış cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silahlı cephesidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, mağlûp olabilir; fakat bu durum, hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez.

Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren, iç cephenin çökmesidir. Bu gerçeği bizden daha çok bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bugüne kadar başarılı da olmuşlardır. Gerçekten ‘kaleyi içinden almak‘, dışından zorlamaktan çok kolaydır. Bu amaçla şahıslarımıza kadar temasa gelebilen bozguncu mikropların, araçların varlığını iddia etmek doğrudur.

Meclis’in düşünüş biçimi, çalışması, vaziyeti, düşmana ümit verici olmadıkça iç ve dış cephelerimizin yerinden oynamasına olanak ve olasılık yoktur…”

Başka söze gerek var mı?

Dün konuyla ilgili, “‘Evet’ deseydik Cumhuriyet’e ihanet etmiş olurduk” diye kendisini savunuyor. “Evet” diyen AKParti, MHP, İyi Parti, Memleket Partisi “ihanet” ediyor; CHP, terör örgütü PKK’nın siyasi sözcüsü HDP ile “Hayır” diyerek “ihanet etmiyor” öyle mi?

PKK’nın siyasi kolu HDP ile Türkiye’nin güvenliği için hayati olan tezkereye “Hayır” demenin nasıl bir ihanet olduğunu görmüyor, tabanına da bunu yutturuyor.

Kılıçdaroğlu, HDP ile nasıl bir ilişkiye girerse girsin iç cephe dimdik ayakta, iç cephede yarattığı çatlakta kendileri kaybolacaktır, bunu zaman gösterecektir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.