enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
13,5524
EURO
15,4367
ALTIN
790,21
BIST
2.064,09
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Antalya
Açık
10°C
Antalya
10°C
Açık
Çarşamba Açık
10°C
Perşembe Az Bulutlu
10°C
Cuma Hafif Yağmurlu
13°C
Cumartesi Az Bulutlu
10°C

KİRLİ TEZGÂH, …

KİRLİ TEZGÂH, …
REKLAM ALANI
10.01.2022
0
A+
A-

Yazar; Hasan ALPARSLAN – KAZAKİSTAN HALKI NE KAZANDI ŞİMDİ? ‘ÜLKENİN BELİRSİZLİĞE DÜŞEN GELECEĞİ..’

Taktikleri hep aynı…

Haklı bir gerekçeyle halkı sokağa dök…

Sonra mevzuyu halkın ve ülkenin aleyhine olacak asıl amaç için kullan.

Yeryüzündeki onca casus ve terör örgütü işte bunun için besleniyor.

Ekonomik göstergelerimizin cumhuriyet tarihinin en iyi rakamlarına ulaştığı 2013 Mayıs’ında biz de yüzleşmiştik bununla.

Gezi’de çadırları yakma provokasyonunun hemen ardından o gün İstanbul’u yönetenler özür dilemiş, lakin olaylar gece daha da büyümüştü.

Mahalle baskısı korkusundan kimsenin -Gezi’yi kışkırtanlar aleyhine bile- yazıp çizemediği o günlerde, kirli niyeti faş eden ilk manşeti atmak bize nasip olmuştu.

Sonra arkası çorap söküğü gibi geldi zaten.

O gün ve sonrasında kirli hesaplarla devirmeye çalıştıkları Recep Tayyip Erdoğan da milletimizin feraseti sayesinde bugün dimdik ayakta…

Ne yazık ki, o kirli tezgâhı kurgulayanların siyasetteki ayakları da!

Her hafta bir yabancı ülkenin büyükelçisi ile görüşürler, destek isterler, destek verirler; Kandil’den bile ittifak çağrısı alır, uygulamalı cevap verirler; bunların kimini açık, kimini gizli yaparlar ama siz “dış güç” dediğinizde ilk bunlar hoplayıverir, “Nerede o dış güç?” diye peşlerinden giden sazanları keklerler!

“Yok” dedikleri dış güçlerin ajanları 15 Temmuz’da bunları kullanarak Türkiye’yi işgale kalkıştığında Türkiye Cumhuriyeti Devleti öyle bir cevap vermişti ki…

Çökerttiklerini zannettikleri Türk güvenlik güçleri, besledikleri teröristleri hem sınırlarımızın içinde, hem sınırımızın dışında, hem de devletimizin içinde ezdi geçti.

Karşı taraf da boş durmuyor, ekonomik saldırılarla sistemi yeniden ele geçirmenin, her şeyi başa döndürmenin hesaplarını yapıyor.

Bu sadece içeride olan-biten…

Bunun bir de dış cephesi var.

Gardaş Azerbaycan’la kazandığımız Karabağ zaferi, 2009’dan bu yana büyük emeklerle oluşturmaya çalıştığımız, iki ay kadar önce de Türk Devletleri Teşkilatı olarak adını yeniden koyduğumuz yapıyı dünyaya gururla ilan etmemizin kapısını aralamıştı.

Bu teşkilatın temel taşlarından biri, Kazakistan’dı.

Mehmetçiğin, yine kasım ayında Kazakistan ordusuyla yaptığı ortak tatbikat göğsümüzü kabartmıştı.

12 Kasım’da İstanbul’dan Türk Devletleri Teşkilatı isminin dünyaya duyurulmasından tam bir ay sonra Batı’dan, “Kazakistan’da karışıklık başlayabilir” uyarıları yayınlandı.

Rusya, bu teşkilatın “askerî iş birliği” boyutu olmadığı müddetçe kendileri açısından problem olmadığını duyursa da, bu aslında üstü kapalı bir tehditti.

Aralık sonu ufak kıpırdanmalar başladı.

Dedik ya, “haklı gerekçe” lazımdı.

LPG fiyatının 60 tengeden 120 tengeye çıkarılmasına yönelik protestolar anlaşılabilir bir tepkiydi.

Lakin işin ardındaki niyetin bu zamlar olmadığı çok geçmeden anlaşıldı.

Kazak hükûmeti zamları geri alıp, hatta eski fiyatın da altına, 50 tengeye çekmesine rağmen olaylar çığırından çıktı.

Sokaklarda dağıtılan silahlarla güvenlik güçlerini katledip, ordu güçlerinden ele geçirilen ağır silahlarla havaalanı işgal etmeye kadar vardı.

Ne hikmettir bilinmez, yaklaşık 200 bin kişilik gücü bulunan Kazakistan hükûmeti, sayısını 20 bin olarak açıkladığı yabancı teröristlerle mücadele için, Rusya’nın bölge için kurduğu NATO benzeri bir güç olan Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütünü yardıma çağırdı.

Nitekim Putin de, daha önce Kırım’ın işgalinde ve Suriye’de görev verdiği komutanı 2.500 kişilik özel bir güçle Kazakistan’a yolladı.

Şimdi geride cevabı aranan koskocaman soruları ve yeni problemleri var Kazakistan’ın.

Artık çok anlamı kalmasa da; n’oldu da bir anda ülke teröristlerin işgaline uğradı?

Bu teröristleri yollayan Batı mıydı, Rusya mı?

Daha birkaç ay önce Rusça tabelalar bile kaldırılıp, ülke tam bağımsızlığa ilerlediğini düşünürken kim her şeyi tersine döndürdü?

Bu darbenin asıl hedefi mevcut Cumhurbaşkanı Tokayev miydi, yoksa Türk Devletleri Teşkilatının aksakallısı olarak bilinen Nursultan Nazarbayev mi?

Ve daha önemlisi, ülkenin belirsizliğe düşen geleceği…

Rusya 30 yıl sonra tekrar Kazakistan’a girmişken, oradan çıkacak mı?

Zengin yer altı ve enerji kaynaklarının akibeti ne olacak?

Çin’in İpekyolu projesinin en uzun güzergâhı bu ülkede yer alacak da, halk ve Kazakistan bundan ne kadar yararlanacak?

Gördünüz mü neticeyi?

LPG zammı geri alındı alınmasına da…

Ülke diz çöktükten sonra, LPG zammının bir anlamı kaldı mı?

Çöken umutlarla birlikte…

Yakılan, yıkılan, yağmalanan onca millî servetin zararı da cabası…

 

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.