enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
15,5691
EURO
16,2377
ALTIN
908,30
BIST
2.406,23
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Antalya
Parçalı Bulutlu
26°C
Antalya
26°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
24°C
Çarşamba Az Bulutlu
24°C
Perşembe Az Bulutlu
22°C
Cuma Az Bulutlu
21°C
Öz Bizim Temizlik Şirketi
A1 Teknoloji / Redpos Yazılım Ltd.Şti.

Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik tablo

Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Düzen, “Derin ekonomik krizden dolayı kimler çok zor bir süreç yaşıyor: Çalışan, emekli, esnaf, sanayici… Kimin yüzü gülüyor: Bankaların… Bu durum uygulanan ekonomi politikalarının bire bir yansımasıdır. Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik tablo…” dedi.

GÜLEN YÜZ HALK DEĞİL, BANKALARIN YÜZÜ GÜLÜYOR

İktidar, bilimsel ekseni olmayan, garip ve içi boş bir ekonomi uygulaması içerisinde olduğunu belirten Başkan Düzen, Ortada iktisadi değer taşıyan bir ekonomik model bulunmamaktadır. Görünen tek şey, mantığı olmayan, ekonomi biliminde bir karşılığı bulunmayan, anlamsızlıklar içinde uygulanan yanlış politikalardır. Bunun sonucunda ne yaşanıyor? Dengeleri ve mekanizmaları alt üst olan bir ekonomi.. Çıldıran fiyat artışları.. Gelirlerdeki korkunç erime.. Hayat pahalılığının ve geçim sıkıntısının insanımızı tüketmesi.. Cumhuriyet tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir ekonomik tablo olduğunu belirterek; “Bankaların geçtiğimiz hafta açıklanan Ocak-Şubat dönemi kâr rakamları ise hayli çarpıcı. Bankaların bu dönemdeki kârı geçen yıla göre yüzde 323 artarak 9 milyar TL’den 39 milyar TL’ye yükselmiş. Yani sözüm ona düşük faiz uygulanan bir dönemde bankaların yüzde 300’lük kâr artışı, iktidarın faiz uygulamasının kime yaradığını da açıkça gösteriyor. Bu kâr oranı, faizcinin görülmemiş derecede ihya edildiğini ispatlıyor. Derin ekonomik krizden dolayı kimler çok zor bir süreç yaşıyor: Çalışan, emekli, esnaf, sanayici.. Kimin yüzü gülüyor: Bankaların.. Bu durum uygulanan ekonomi politikalarının bire bir yansımasıdır. “Faiz sebep, enflasyon sonuç” diyerek güya dini bir motivasyonla hareket ediyor havası oluşturan iktidar, vatandaşın değil bankaların yüzünü güldürmüştür”  diye konuştu.

FİYATLAR ROKET HIZIYLA ARTIYOR

Ülke ekonomisi uzun zamandır kötü durumda ve ancak özellikle son 6-7 aydır iyice perişan olduğunu ifade eden Düzen, Türk Lirası yabancı paralar karşısında pula döndü. Fiyatlar roket hızıyla artıyor. En temel gıda maddeleri pazarda, markette el yakıyor. Ramazan sofralarının tadı tuzu kalmadı. Küçük bir kesim dışındaki herkes burnundan soluyor diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “İktidar bu durumdan ne kadar haberdar? Ekonominin yaşadığı derin krizi Ak Parti görmüyor mu? Algılamıyor mu? Yoksa görüp anlıyor olmasına rağmen halkla alay eder hale mi geldiler? “Herkes halinden memnun, eğlenceye bile para ayırabiliyor insanlar, demek ki durum iyi, boşuna yaygara yapıyorsunuz” denmesi başka nasıl açıklanabilir ki? Durumun vahametinin farkında olsalardı, anormal fiyat artışlarının insanların hayatını ne kadar zorladığını anlar ve bunu önlemek için gerçekten çaba gösterirlerdi.”

UMUTLAR TÜKENDİ

Çok iyi şartlarda yaşayan üst düzey kesim için ekonomik sorun olmayabilir. Âmâ; fiilen üç haneli olan enflasyon ve gelen zamlar dar gelirli vatandaşlarımız için ekonomi sorun yaşattığını dile getiren Başkan Düzen, konuşmasını şöyle devam etti:

“Ülkemizde çok iyi şartlarda yaşayan, pahalı restoranları dolduran, üst düzey hayat süren bir kesim var elbette. Çifte maaş alanlar, iktidar kaynaklarından beslenenler açısından ekonomik sorun olmayabilir. Ancak enflasyon oranının TÜİK’e göre bile yüzde 61’e ulaştığı bir ülkede, sırf bu azınlık kesime bakarak herkesin durumunu iyi zannetmek ya da geçim derdi buhranını görmezden gelmek de gafletten başka bir şey değil. Fiilen üç haneli olan enflasyon, her ay yeni bir rekor tazeliyor. Dar gelirliler çoktan tükendi, orta gelirliler ise dar gelirli oldu. İktidarın “Bu ay olmasa bir sonraki ay enflasyonu da düşüreceğiz” açıklamaları gerçekle örtüşmüyor. Zaten Bakan Nebati’nin geçen yılın sonlarında yaptığı “Enflasyon ocak ayında pik yapacak, sonrasında düşerek mayıs ayında tek rakamlı hedefe ulaşacak” anlamına gelen açıklaması da doğru çıkmadı. Çözüm olacak diye uyguladıkları formüller işe yaramadığı gibi, durumu daha da kötüleştirdi. Hem insanların yaşam enerjilerini hem de umutlarını sildi süpürdü.

Çözüm üretmesi gereken devlet yetkilileri, ülkemizin durumu ile Avrupa ülkelerini kıyaslıyor. Onların durumunun bizden daha vahim olduğunu iddia ediyor. Türkiye ile kıyaslama yapılan ülkelere baktığımızda, fert başına milli gelir açısından aramızda uçurum olduğunu görüyoruz. Asgari ücret ve emekli maaşları arasında da kat kat fark olduğunu görüyoruz. Onların hayatlarındaki enflasyon oranlarının yüzde 5 ile 8 arasında seyrettiğini görüyoruz. Bu nasıl bir kıyas?

“Bir tek bizde değil, bütün dünyada enflasyon var” diyorlar ya hani. Enflasyonda dünya ikincisiyiz. Dünya birincisi ise Zimbabwe. O da zaten Afrika’nın en fakir ülkelerinden biri. Dünyada  bizden daha yüksek enflasyona sahip olan tek ülke bu. Yüzde 72 enflasyon oranına sahipler. Bu durumda onları yakalamamıza bir şey kalmamış.

Zaten TÜİK’in kendisinin bile inanmadığı zorlama verilere değil de, hayatın içindeki gerçek enflasyona baktığımızda fakir Afrika ülkesi Zimbabwe’yi bile sollayarak dünya birinciliğine yükseldiğimizi söyleyebiliriz.

Bu, ibretlik bir tablodur. Yönetememenin ayan beyan resmidir. Ekonomi yönetiminin dibe vurmuşluğunun ilanından başka bir şey değildir. Maalesef Türkiye, yüksek enflasyondan hiper enflasyona doğru koşar adım gitmekte ve halkın payına korkunç bir fakirleşme düşmektedir.

İnsanımızın gelecekten ümidini kestiği noktada, Saadet Partisi olarak sığınılacak bir liman olmaya hazırız. Milletimizin ve ülkemizin tüm problemlerine kalıcı çözümler üretmek, sofradaki ekmeği büyütmek, sanayiyi ve ekonomiyi canlandırmak ve bu adaletsiz düzene son vermek için varız” diye konuştu.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.