Milletvekili Kılıç’tan Aşı Reddi İçin Bakanlığa Soru Önergesi

Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, aşı reddi ve aşı konusunda ikna uygulamalarına ilişkin konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Türkiye’de bebeklik aşılarının yaptırılmaması nedeniyle aile sağlığı merkezlerinde aşı reddi kayıtları oluşturulmaktadır. Aşılamanın toplum sağlığı açısından önemi tartışmasız olmakla birlikte, ailelerin bilgilendirilmesi ve ikna edilmesi sırasında kullanılan yöntemlerin hukuka, insan onuruna ve temel haklara uygun olması gerekmektedir. Sağlık Bakanlığının aile hekimliği rehberinde, aşı reddi durumlarının kayıt altına alındığı ve koruyucu sağlık hizmetlerinde performans kesintisi uygulanabildiği belirtilmektedir. Bu durum, sağlık çalışanları üzerindeki performans baskısının vatandaşlarla kurulan ilişkiye nasıl yansıdığının incelenmesini gerekli kılmaktadır.
Van’ın İpekyolu ilçesindeki bir aile sağlığı merkezinde, çocuğuna aşı yaptırmayı reddeden bir aileye, yeni genelgeye göre bu tutumunu sürdürmesi hâlinde çocuk için ödenen aylık 1.500 TL tutarındaki yardımın kesileceği söylenmiştir. Bu ifade İl Sağlık Müdürlüğünüz tarafından doğrulamış ve bunun aşıya ikna yollarından birisi olarak söylendiği ifade edilmiştir. Sosyal yardım alan ailelerin ekonomik güçlükleri üzerinden baskı altında bırakılması, kamu hizmetlerine duyulan güveni de zedeleyebilir. Anayasa’nın 2’nci maddesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu hükme bağlamaktadır. 13’üncü maddesi, temel hak ve hürriyetlerin yalnızca Anayasa’nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve kanunla sınırlanabileceğini düzenlemektedir. 17’nci maddesinde “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” hükmü yer almaktadır.
Bu hükümler çerçevesinde, vatandaşların sağlık hizmetleri konusunda bilgilendirilmesi ile ekonomik yaptırım tehdidi altında karar vermeye zorlanması arasındaki sınırın açıkça ortaya konulması gerekmektedir.
Bu kapsamda;
- Türkiye genelinde son iki yılda aşı reddi yapılan bebek sayısı toplamda kaçtır?
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bağlanan bir sosyal yardımın, aşı reddi gerekçesiyle Bakanlığınızca kesilmesi veya kesilmesinin talep edilmesi hukuken mümkün müdür?
- Aşı reddinin sosyal yardımların kesilmesine gerekçe oluşturabileceğine ilişkin herhangi bir mevzuat hükmü veya kurumlar arası uygulama bulunmakta mıdır?
- Aşı reddi sürecinde aileleri bilgilendirmek ve aşıya teşvik etmek amacıyla hangi yöntemler kullanılmaktadır? Ailelere sosyal yardımların kesilmesi veya başka hakların kaybedilmesi gibi ifadelerin kullanıldığına ilişkin Bakanlığınıza ulaşan şikâyetler bulunmakta mıdır?
- Aşı reddi nedeniyle aile hekimlerine ve aile sağlığı çalışanlarına uygulanan performans değerlendirmeleri ve kesintileri hangi esaslara göre yapılmaktadır?
- Aşı konusunda ailelerle iletişim kurulurken temel hakların korunması ve yanlış bilgilendirmelerin önlenmesi amacıyla sağlık çalışanlarına yönelik hangi rehberlik ve denetim çalışmaları yürütülmektedir?
- Aşı reddi sürecinde ailelerin haklarının korunması, doğru bilgilendirilmesi ve sosyal yardımlara ilişkin yanlış yönlendirmelerin önlenmesi amacıyla yeni bir düzenleme veya uygulama yapılması düşünülmekte midir?






