Prof. Dr. Karacalar Uyardı: Lipödem Dizleri de Vuruyor

Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, sadece orantısız bacak kalınlığı ile bilinen lipödem hastalığının, diz eklemi ve yürüme biyomekaniği üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Bilimsel verilerin lipödem ile diz işlev bozukluğu arasındaki ciddi ilişkiyi kanıtladığını belirten Prof. Dr. Karacalar, “Lipödem hastalarında diz ağrısı normal kabul edilmemelidir” uyarısında bulundu.
Özellikle kadınlarda görülen, bacaklarda orantısız yağ dokusu birikimi ve ağrı ile karakterize kronik bir hastalık olan lipödemin, hareket sistemi üzerindeki etkileri tıbbi gündemin üst sıralarına taşınıyor.
Konuyla ilgili bilimsel verileri ve hastalığın biyomekanik etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Ahmet Karacalar, diz çevresinde yoğunlaşan hastalıklı dokunun yarattığı tehlikeyi şu sözlerle özetledi:
“Diz çevresinde yoğunlaşan lipödem dokusu, yalnızca bacakların görünümünü değiştirmekle kalmayabilir; diz hareketlerini, yürüme mekaniğini ve günlük yaşam aktivitelerini de etkileyebilir. 2024 yılında Phlebology dergisinde yayımlanan bir araştırmada, lipödemin eşlik ettiği hastalarda diz osteoartritine bağlı ağrı ve işlev kaybının daha yüksek olduğu bildirildi.”
Diz Çevresindeki Yağlanma Yürüme Biyomekaniğini Nasıl Etkiliyor?
Lipödemin yol açtığı anatomik ve mekanik değişikliklerin altını çizen Prof. Dr. Ahmet Karacalar, araştırmacıların bu konudaki uyarılarını aktardı:
“Araştırmacılar, özellikle dizin iç tarafında biriken fazla dokunun diz hizalanmasını ve mekanik yük dağılımını etkileyebileceğine dikkat çekti. Diz çevresindeki doku fazlalığı hareket açıklığını kısıtlayabilir; bacakların dizilimindeki değişiklikler ise eklem üzerindeki yüklerin dağılımını değiştirebilir.” (Bkz: https://ahmetkaracalar.com/lipodem/ )
“Lipödem Yalnızca Estetik Bir Problem Değildir”
Hastalığın tedavisinde bütüncül bir yaklaşımın şart olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Karacalar, erken tanının ve diz sağlığının önemini şu bilimsel çerçevede ifade etti:
“Lipödemin erken tanınması ve kişiye özel tedavi planının oluşturulması; ağrının yönetilmesi, hareket kabiliyetinin korunması ve eşlik eden kas-iskelet sistemi sorunlarının zamanında belirlenmesi açısından önem taşır. Sonuç olarak diz sağlığı,[ahmetkaracalar.com/lipodem/]lipödem tedavisinin önemli bir parçası olmalı.
Lipödemi yalnızca estetik bir problem olarak değerlendirmek, hastalığın hareket sistemi üzerindeki olası etkilerinin gözden kaçmasına neden olabilir. Diz çevresindeki doku birikimi, ağrı ve hareket kısıtlılığı bulunan hastalarda diz ekleminin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.”
Mevcut bilimsel verilerin, [ahmetkaracalar.com/lipodem/]lipödem ile diz işlev bozukluğu arasında klinik açıdan önemli bir ilişki bulunduğunu desteklediğini belirten Prof. Dr. Karacalar, sözlerini şu kritik uyarıyla tamamladı:
“Lipödem hastalarında diz ağrısı ve hareket kısıtlılığı normal kabul edilmemeli; diz eklemi sağlığı, hastanın bütüncül değerlendirmesinin bir parçası olmalıdır.”




