ARD Sigorta Aracılık Hizmetleri





















ARD Sigorta Aracılık Hizmetleri

Antalya, İklim Diplomasisinin Merkezi Oluyor

Antalya, İklim Diplomasisinin Merkezi Oluyor
Yayınlama: 25.06.2026
2
A+
A-

ATSO Haziran Meclisi’nde konuşan Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin, COP31 kapsamında Antalya’nın dünyanın dört bir yanından gelecek binlerce katılımcıya ev sahipliği yapacağını belirterek, organizasyonun kentin tanıtımı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

ATSO Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin’in katılımıyla ATSO Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Ahmet Öztürk’ün başkanlığındaki toplantıda, Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Oda çalışmalarının yanı sıra ekonomi ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Başkan Yusuf Hacısüleyman, ATSO’nun üyelerine ve Antalya iş dünyasına yönelik yürüttüğü çalışmalar hakkında meclis üyelerini bilgilendirirken, kent ekonomisindeki gelişmeler, sektörlerin mevcut durumu ve iş dünyasının beklentilerine ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.

Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi Proje Koordinatörü Ebru Şahin, bu yıl Antalya’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek, Birleşmiş Milletler himayesinde düzenlenen ve dünyanın en önemli iklim organizasyonları arasında gösterilen COP31 hazırlıkları hakkında sunum gerçekleştirdi. 9-20 Kasım tarihleri arasındaki organizasyonun Antalya’nın uluslararası tanıtımına sağlayacağı katkılar, sürdürülebilirlik hedefleri ve iş dünyasının süreçte üstlenebileceği roller hakkında meclis üyelerine bilgi veren Şahin, COP31’in, çevresel dönüşüm, yeşil ekonomi ve iklim odaklı yatırımlar açısından Antalya için önemli fırsatlar sunacağını ifade etti.

COP31 ALANI İKİ BÖLÜMDEN OLUŞACAK

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın COP31 hazırlıklarını çevreye duyarlı şekilde yürüttüğünü belirten Ebru Şahin, etkinlik alanının Blue Zone (Mavi Alan) ve Green Zone (Yeşil Alan) olmak üzere iki bölümden oluşacağını söyledi. Şahin, devlet başkanları ve diplomatik heyetlerin yer alacağı Blue Zone’un sınırlı erişime sahip olacağını, Green Zone’un ise akredite katılımcılara açık bir alan olarak kullanılacağını ifade etti. Her iki alandaki insan hareketliliğinin Antalya’nın tanıtımı açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

100 BİNDEN FAZLA ZİYARETÇİ BEKLENİYOR

COP31 süresince günlük ziyaretçi sayısının Green Zone’da 100 binin, Blue Zone’da ise 50 binin üzerine çıkmasının beklendiğini belirten Şahin, Antalya’ya yönelik yoğun ilgi nedeniyle katılımın önceki COP organizasyonlarının üzerine çıkacağını söyledi. Şahin, 100’den fazla devlet ve hükümet başkanının da etkinliğe katılmasının beklendiğini belirterek, organizasyonun Antalya’ya önemli bir küresel görünürlük sağlayacağını ifade etti.

COP31 ANTALYA’YA YENİ FIRSATLAR SUNACAK

COP31’in Antalya için önemli bir tanıtım fırsatı olduğunu dile getiren Şahin, kentin yalnızca turizm potansiyelini değil, sürdürülebilirlik ve çevre koruma alanındaki çalışmalarını da dünyaya anlatma imkânı bulacağını söyledi. Organizasyonun konaklama, gastronomi, ulaşım, yerel üretim ve yaratıcı sektörlerde ekonomik hareketlilik yaratacağını belirten Şahin, yeni projelerin hayata geçirilmesi açısından da süreci önemli bir fırsat olarak değerlendirdi.

MAVİ AKDENİZ İNİSİYATİFİ’NİN DÖRT ANA HEDEFİ

COP31 hazırlıkları kapsamında kurulan Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi’nin temizlik, ekolojik koruma, farkındalık ve iş birliği başlıkları üzerine kurulduğunu belirten Şahin, özellikle denizlerdeki kirliliğin kaynağında önlenmesine odaklandıklarını söyledi. Akarsular ve tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan kirliliğin azaltılması gerektiğine dikkat çeken Şahin, deniz ekosisteminin korunması ve çevre bilincinin genç kuşaklara aktarılmasının öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade etti.

GERİ DÖNÜŞÜM ROBOTU: TURKO

Farkındalık çalışmalarına büyük önem verdiklerini belirten Şahin, geri dönüşüm temalı “Turko” isimli bir animasyon karakter oluşturduklarını açıkladı. Atıklardan oluşan bir robot olarak tasarlanan Turko’nun eğitim içerikleriyle okullarda öğrencilerle buluşturulduğunu belirten Şahin, projenin kapsamının ilerleyen dönemde genişletileceğini söyledi.

Tek kullanımlık plastiklerin azaltılması amacıyla içme suyu çeşmeleri kurduklarını da ifade eden Şahin, şu ana kadar 17 çeşmenin hizmete alındığını kaydetti. Akarsu bariyer sistemleri, biyoçözünür sera ipleri, depozito iade makineleri, Üç Adalar Bilimsel Koruma Projesi, deniz süpürgesi ve çöp kapar gibi projeler üzerinde de çalıştıklarını belirten Şahin, bu hedeflerin hayata geçirilmesi için tüm paydaşların desteğine ihtiyaç duyduklarını söyledi. Şahin ayrıca COP31 alanında Antalya’nın tanıtımına ayrılmış 200 metrekarelik özel bir bölüm oluşturulacağını açıkladı.

“KORUMA TARAFINA DAHA FAZLA AĞIRLIK VERMELİYİZ”

Sunumun ardından meclise hitap eden ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, COP31’in yalnızca bir iklim konferansı olmadığını, gelecek nesilleri doğrudan ilgilendiren önemli bir sürecin de parçası olduğunu söyledi. İnsanlığın doğayla mücadelesinin tarih boyunca farklı aşamalardan geçtiğini belirten Hacısüleyman, “Bugün geldiğimiz noktada artık doğaya hükmetmekten değil, onu korumaktan söz ediyoruz. Antalya’da sıkça kullandığımız bir kavram var; koruma-kullanma dengesi. Ancak artık koruma tarafına biraz daha ağırlık vermemiz gereken bir döneme giriyoruz. Çünkü gelecek nesillere tükenmiş bir dünya bırakmamak zorundayız” dedi.

“GENÇLERİMİZE UMUT OLMAK ZORUNDAYIZ”

Eğitim ve gençlerin geleceğine de değinen Hacısüleyman, son haftalarda Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ve üniversite sınavlarının tamamlandığını, karne dönemine girildiğini hatırlattı. ATSO olarak eğitim sisteminin teknik detaylarını değerlendiren taraf olmadıklarını ancak mezun olan gençlerin iş hayatına katılımının kendilerini yakından ilgilendirdiğini kaydeden Hacısüleyman, “Biz iş dünyasını temsil ediyoruz. Gençlerimizin istihdama katılmasını, ekonomik ve sosyal hayatın içerisinde yer almasını istiyoruz. Eğitim sisteminin yeniden değerlendirilmesi, başarılı dünya örneklerinin incelenmesi ve gençlerimizin geleceğini güvence altına alacak adımların atılması gerektiğini düşünüyoruz. Onlara umut olmak zorundayız” diye konuştu.

NEFES KREDİSİNDE BANKALARA ÇAĞRI

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından hayata geçirilen Nefes Kredisi uygulamasına da değinen Hacısüleyman, ATSO’dan faaliyet belgesi alan üye sayısının 685’e ulaştığını belirtti. Kredi üst limitinin 3 milyon lira olduğunu hatırlatan Hacısüleyman, bazı bankaların kredi kullandırma süreçlerinde katı uygulamalar sergilediğine yönelik geri bildirimler aldıklarını ifade ederek, “Nefes Kredisi gerçekten nefese ihtiyacı olan işletmeler için oluşturuldu. Bu kredilerin küçük bir destekle ayakta kalabilecek işletmelerimize ulaştırılması büyük önem taşıyor” dedi.

İHRACATÇILARIN REKABET GÜCÜNE DİKKAT ÇEKTİ

Mayıs ayı sonu itibarıyla yıllık enflasyonun yüzde 32,6 seviyesinde gerçekleştiğini belirten Hacısüleyman, yılın ilk beş ayında enflasyonun yüzde 16,1 olduğunu söyledi. Döviz kurlarındaki artışın enflasyonun gerisinde kalmasının ihracatçılar açısından önemli bir sorun oluşturduğunu ifade eden Hacısüleyman, kur artışları ile enflasyon arasındaki farkın ihracatçı firmaların rekabet gücünü olumsuz etkilediğini kaydetti.

EKONOMİK DÜZENLEMELER DEĞERLENDİRİLDİ

Son dönemde hayata geçirilen ekonomik düzenlemeleri de değerlendiren Hacısüleyman, vergi borçlarının yapılandırılması ve taksitlendirilmesine yönelik uygulamaların işletmeler açısından belirli ölçüde rahatlama sağlayacağını söyledi. Varlık barışı uygulamasının süresinin uzatılmasını da olumlu karşıladıklarını belirten Hacısüleyman, kurumlar vergisinde sanayi sicil belgesi bulunan işletmelere yönelik düzenlemelerin memnuniyet verici olduğunu ancak üretimin yalnızca sanayi ile sınırlı olmadığını ifade etti. Hacısüleyman, tarım, hizmet ve diğer sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin de benzer desteklerden yararlanması gerektiğini dile getirdi.

“KALICI BARIŞ EN BÜYÜK TEMENNİMİZ”

Dünya ekonomisinde yaşanan gelişmelere ve bölgesel gerilimlere de değinen Hacısüleyman, özellikle Orta Doğu’daki gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki etkilerinin yakından takip edildiğini söyledi. Geçici ateşkeslerin umut verici olduğunu belirten Hacısüleyman, “Kalıcı barışın tesis edilmesi en büyük temennimizdir. Petrol fiyatlarındaki hareketlilik üretimden lojistiğe, turizmden tarıma kadar her sektörü etkiliyor. Enerji maliyetlerinin düşmesi ulaştırma maliyetlerini de aşağı çekiyor. Bu durum hem işletmelerimiz hem de turizm sektörü açısından son derece önemli” dedi. Turizm sektöründe yıl başından bu yana tek haneli bir gerileme yaşandığını ancak son iki haftada rezervasyon akışlarında yeniden toparlanma görüldüğünü aktaran Hacısüleyman, hedeflerinin yılı mümkün olan en düşük kayıpla tamamlayarak Antalya turizminin güçlü yapısını korumak olduğunu sözlerine ekledi.

REKLAM ALANI