CHP’li Özdemir: Kayıp Çocuklar Meclis Gündeminde Neden Resmî Rakam Yok?

CHP İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, Türkiye’de kayıp çocuklara ilişkin resmî verilerin kamuoyuyla paylaşılmamasını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Özdemir, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığına ayrı ayrı verdiği yazılı soru önergeleriyle, kayıp çocuklara dair verilerdeki belirsizlikleri, kurumlar arası çelişkileri ve şeffaflık sorununu gündeme getirdi.
Milletvekili Özdemir, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin 3 Eylül 2024 tarihli açıklamasına dikkat çekerek, TÜİK veya başka herhangi bir kamu kurumu tarafından bugüne kadar “kayıp çocuk sayısına” ilişkin bir istatistik yayımlanmadığını, açıklanan verilerin ise yalnızca kayıp başvurusu yapılıp sonradan bulunan çocukları kapsadığını vurguladı.
612 Bin Çocuk Var, Ama “Bulunamayan” Yok
TÜİK’in “Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri” başlığı altında en son 1 Ağustos 2025’te yayımladığı verilere göre, çocukların karıştığı olay sayısı 612 bin 651 olarak açıklandı. Ancak bu veri setlerinde, hakkında kayıp ihbarı yapıldığı hâlde bulunamayan çocuklara ilişkin tek bir başlık dahi yer almadı.
Özdemir, bu durumun kamuoyunda ciddi bir belirsizlik ve güvensizlik yarattığını belirterek, “Bulunamayan çocuklara ilişkin veri neden tutulmuyor ya da neden paylaşılmıyor?” sorusunu yöneltti.
Devlet Korumasındaki Çocuklar da Soruldu
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilen önergede ise devlet koruması altındaki çocuklara özel bir vurgu yapıldı. Özdemir; çocuk evleri, çocuk destek merkezleri ve koruyucu aile yanında bulunan çocuklardan son 10 yılda kaçının kaybolduğunu, kaçının hâlen bulunamadığını ve bu vakalara ilişkin risk analizi ya da erken uyarı mekanizmalarının olup olmadığını sordu.
Ayrıca, kurum bakımında kaybolan çocuklara ilişkin verilerin neden düzenli ve şeffaf biçimde paylaşılmadığı da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı.
Emniyet Verileriyle İnternet Sitesi Çelişkisi
İçişleri Bakanlığına yöneltilen önergede ise dikkat çekici bir çelişki gündeme getirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Asayiş Daire Başkanlığının resmî internet sitesinde yer alan “Kayıp Arananlar” bölümünde, ikisi çocuk olmak üzere yalnızca 17 kişinin arandığı görülürken, bu kişilere ait kaybolma tarihlerinin 2019 ile 2026 arasında değiştiği belirtildi.
Özdemir, bu tabloya işaret ederek şu soruyu sordu:
“Türkiye’de gerçekten sadece bu kadar mı kayıp çocuk var, yoksa kayıp ilanlarının yayımlanmasına ilişkin farklı ve kapalı kriterler mi uygulanıyor?”
“Çocuklar Rakam Bile Olamıyor”
Milletvekili Özdemir, soru önergelerinde; kayıp çocuklara ilişkin kurumlar arası ortak bir veri tabanı bulunup bulunmadığını, TÜİK ile İçişleri Bakanlığı arasında bu konuda bir çalışma yapılıp yapılmadığını ve bulunamayan çocukların akıbetinin aydınlatılmasına yönelik özel bir eylem planı olup olmadığını da sordu.
Özdemir’in üç bakana yönelttiği ortak talep ise net:
Kayıp çocuklara ilişkin verilerin şeffaf, düzenli ve ayrıntılı biçimde kamuoyuyla paylaşılması.
Hazırlanan önergeler, kayıp çocuk meselesinin yalnızca güvenlik değil; çocuk hakları, devlet sorumluluğu ve hesap verebilirlik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.






