Hakki İşbecer – Antalya Yanarken…
Bazı acılar vardır, anlatmaya kelimeler yetmez…
Antalya’da alevler yükselirken sadece ormanlarımız değil, hepimizin yüreği yanıyor. Her yükselen duman, hepimizin ortak hafızasında yer eden o güzel ormanların, doğanın ve yaşamın sessizce yok oluşunu hatırlatıyor.
Bugün yeşilin, doğanın ve hayatın rengi yerini dumanlara bırakıyor. Yıllar boyunca büyüyen ağaçlar, bir anda alevlerin arasında kül olurken; ormanlarımızla birlikte sayısız canlı da yaşam alanını kaybediyor.
Bir ağacın yanması, yalnızca bir ağacın kaybı değildir. O ağacın dallarında bir kuşun yuvası, gölgesinde bir canlının yaşamı, toprağında sayısız küçük hayat vardır. Bir orman; sadece ağaçlardan değil, içinde barındırdığı binlerce canlıdan, temiz havadan, sudan ve gelecek nesillere bırakacağımız yaşamdan oluşur.
Bu yüzden yanan her orman parçası, hepimizin ortak kaybıdır.
Yangının karşısında gece gündüz demeden mücadele eden itfaiyecilerimize, orman ekiplerimize, gönüllülerimize, sağlık çalışanlarımıza, güvenlik güçlerimize ve yangının söndürülmesi için emek veren tüm görevlilerimize minnettarız. Onlar alevlerin karşısında canlarını ortaya koyarken, bizlere düşen de üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek, doğamıza sahip çıkmak ve daha duyarlı olmaktır.
Bu zor günlerde en büyük dileğimiz; alevlerin bir an önce kontrol altına alınması, yangının daha fazla alana ve canlıya zarar vermemesi, hiçbir canlının hayatını kaybetmemesi ve yangınla mücadele eden herkesin sağ salim görevini tamamlamasıdır.
Çünkü Antalya sadece bir şehir değil…
*Antalya bizim evimiz.*
Dağlarıyla, ormanlarıyla, sahilleriyle, havasıyla ve doğasıyla hepimizin ortak mirası.
Evimiz yanarken sessiz kalamayız.
Bugün yapılması gereken; panik ve bilgi kirliliği oluşturmak değil, doğru bilgilere kulak vermek, görev yapan ekiplerin çalışmalarını zorlaştırmamak ve imkanımız ölçüsünde yangın bölgesindeki ihtiyaçlara destek olmaktır.
Dileğimiz; alevlerin bir an önce dinmesi, gökyüzünün yeniden mavisine, ormanlarımızın yeniden yeşiline kavuşmasıdır.
Belki bugün bazı ağaçlarımızı kaybettik, bazı canlılarımızın yuvaları yok oldu. Ancak umudumuzu kaybetmeyeceğiz. Yanan her karış toprağın yeniden yeşermesi, kaybettiğimiz doğanın yeniden hayat bulması için hep birlikte çalışacağız.
*Antalya’ya geçmiş olsun…*
*Ormanlarımıza, canlarımıza ve geleceğimize geçmiş olsun.*
Bugün içimiz yanıyor.
Ama umudumuz var.
*Daha yeşil, daha güzel ve yeniden nefes alan bir Antalya için…

