“Adalet Devletin Temeli Midir, Yoksa İktidarın Güvencesi Mi?”

Zafer Partisi Gençlik Kolları Sözcüsü Sıla Akbaba, Türk gençliğinin gündemine ilişkin haftalık basın toplantısında konuştu.
Zafer Partisi Gençlik Kolları Sözcümüz Sıla Akbaba, Türk gençliğinin gündemine ilişkin haftalık basın toplantısında konuştSıla Akbaba: “Teröristlerin adeta ödüllendirilerek serbest bırakıldığı ve terörist başının fikri alınmadan adım atılmadığı bu karanlık dönemde; Devlet Bahçeli’nin ‘Kardeşlik kalbimizde, gelecek aklımızda’ sözleriyle bebek katili Öcalan’a ve eli kanlı terör elebaşlarına kardeşlik ilan eden akıl tutulmasını reddediyoruz. Binlerce askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi ve beşikteki bebeğimizi şehit eden narko-teröristlerle kardeş olunamaz! Bizim kardeşlerimiz; al bayrağa aşkla bağlı vatansever korucularımız, Türk, Kürt ve Zaza vatan evlatlarıdır. Sözün özü; Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın da dile getirdiği gibi, Türk-Kürt kardeştir, PKK kalleştir!
Böylesi karanlık günlerden geçerken kıymetli gazilerimiz de haklı mücadelelerini Ankara Güvenpark’ta kararlılıkla sürdürüyor ve greve de başladılar. Devletten bir ihsan değil, yalnızca ödedikleri bedelin yok sayılmamasını ve gazilik unvanında adaletin sağlanmasını isteyen kahramanlarımızın yanındayız. Nitekim Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit Özdağ, basın toplantısında kürsüyü devrettiğinde gazilerimizin dile getirdiği ‘Sesimiz, sözümüz, görmeyen gözümüz, yürüyemeyen ayağımız olduğunuz için teşekkür ederiz.’ sözleri, bu mücadeledeki en büyük sorumluluğumuzdur. Biz de bu sorumluluğu yerine getirmek için Gençlik Kolları Genel Başkanımızın öncülüğünde, gazilerimiz eylemlerine başladığı günden itibaren olduğu gibi bugün de Güvenpark’ta onların yanında olduk. Atatürk’ün izinde ve Genel Başkanımızın sarsılmaz iradesinden aldığımız güçle; cennet vatanımızın birliğini, devletimizin millî, laik ve üniter yapısını korumaya ant içtik. Türk milletinin bağımsızlığına kasteden her tehdidin karşısında durmaya, bu topraklarda adaleti ve güvenliği yeniden tesis etmek için sonuna kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.
Bugün maalesef ülkemizin gerçek gündemini konuşmak yerine; milletimizin sofrasındaki yangını, gençlerimizin geleceksizliğini ve insanımızın adalet arayışını halı altına süpürmeye çalışan bir anlayışla karşı karşıyayız. Milletimiz mutfaktaki yangınla, evindeki geçim derdiyle boğuşurken; iktidar kendi koltuğunu koruyacak suni gündemlerin derdine düşmüştür. Çünkü yarattıkları yıkıcı sorunları çözmek zor, gündemi saptırmak kolaydır. Vatandaşımızın feryadına çare bulmak zor, milletimizi lüzumsuz tartışmaların içine çekmek kolaydır. Ama artık milletimiz kimin neyi neden konuştuğunu da, hangi gerçeklerin üzerinin örtülmek istendiğini de gayet iyi görüyor. Eğer ülkemizde işleyen bir hukuk sistemi gerçekten varsa; sosyal medyada en ufak bir eleştirel paylaşım yapan gençlerimize jet hızıyla işletilen yargı mekanizması, yıllardır adalet bekleyen vatandaşlarımızın kapısında neden sürekli sınıfta kalıyor? Yaşanan bu çifte standart karşısında akıllara tek bir soru geliyor: Adalet devletin temeli midir, yoksa iktidarın güvencesi mi?
Diğer yandan ülkemizin dört bir tarafı orman yangınlarıyla mücadele ederken, bir zamanlar ‘Ananı da al git.’ denilerek aşağılanmaya çalışılan Türk köylüsü; bugün yine gece gündüz demeden, tek bir ağacımız daha yanmasın diye canını ortaya koyarak alevlerle mücadele ediyor. Dün sözüm ona birileri tarafından hor görülenler, bugün bu vatanın yükünü tek başına omuzlayanlardır. Ama bizim fedakâr Türk köylümüz yine şikâyet etmiyor; yine en ön safta vatan nöbetini tutuyor. Bu yüce millet, zor günde kendisine sırt çevirenleri de, memleketi için alevlerin ortasına tereddütsüz atılanları da asla unutmayacaktır. Geçmiş olsun Türkiyem!
Zafer Partisi Gençlik Kolları olarak bizim derdimiz yapay tartışmalar değil; işsiz kalan gençlerimiz, filelerini dolduramayan ailelerimiz ve yarınlarından endişe eden milyonlarımızdır. Türk milletini algı operasyonlarıyla oyalamayı bırakın; bu ülkenin yakıcı gerçekleriyle yüzleşin! Millete gelince sabır, kendilerine gelince sınırsız imkân sunan bu adaletsiz düzen böyle gitmeyecektir. Türk milletinin sabrı büyüktür ama sabrını sınayanlara vereceği cevap da bellidir. Gün gelecek, o sandık milletimizin önüne konacak ve bugün kendisini yok sayanlara hak ettiği dersi sandıkta verecektir.
Sadece ekonomik kriz değil; hem uyuşturucu batağı hem de gençlerimizi günden güne tüketen sanal kumar ve yasa dışı bahis bağımlılığı, Türk gençliğini silahsız bir savaşla yok etmektedir. Midesinde zehir taşıyan kuryelerin cirit attığı, uyuşturucu krizindeki bir evladın annesine kıydığı, öğrenci evlerinin yasa dışı bahis ağlarına dönüştüğü bir Türkiye’yi asla kabul etmiyoruz! Zafer Partisi olarak ‘Tertemiz Türkiye’ projemizle, gençlerimizi bu zehir tacirlerinden ve bağımlılık ağlarından kurtarmak için mücadelemizi aralıksız sürdüreceğiz. Milletimizin geleceğinin hiçe sayıldığı, teröre tavizlerin verildiği, hukukun askıya alındığı ve gençliğimizin umutsuzluğa mahkûm edilmek istendiği bu süreçte, Zafer Partisi Gençlik Kolları olarak Türk gençliğini asla yalnız bırakmıyoruz.
Üniversite Birimimiz öncülüğünde, her yıl olduğu gibi bu YKS tercih döneminde de geleceğini inşa etmeye çalışan sıra arkadaşlarımızın yanındayız. 81 ilimiz, KKTC ve yurt dışı teşkilatlarımızla; yüzlerce üniversite ve bölüme dair tüm sorularınızda, tercih sıralamalarında ve şehir rehberliğinde gençlerimize danışmanlık sağlıyoruz. Bu desteğimizi ana tercih döneminin yanı sıra ek tercih döneminde de kararlılıkla sürdüreceğiz. Bize tercihimzafer.org.tr adresimizden ve [tercih@zafergenclik.org.tr] (mailto:tercih@zafergenclik.org.tr) e-posta hattımızdan dilediğiniz an ulaşabilirsiniz. Çünkü çok iyi biliyoruz ki bu ülkeyi yeniden ayağa kaldıracak irade, inanç ve cesaret Türk gençliğinin damarlarındadır! Bizler umutsuzluğu değil mücadeleyi, teslimiyeti değil direnişi, karanlığı değil aydınlık yarınları büyütmeye devam edeceğiz. Çünkü biz gençlerimizi istatistiksel bir sayı değil, Türkiye’nin geleceğinde söz sahibi birer irade olarak görüyoruz! Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın liderliğinde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk milliyetçiliği çizgisiyle mücadelemizi yurdumuzun dört bir yanında kararlılıkla sürdürüyoruz.
Buradan adaletsizliğe, liyakatsizliğe ve geleceğimizin karartılmasına karşı ‘Artık dur demeliyiz.’ diyen tüm genç kardeşlerime sesleniyorum: Eğer sen de Türkiye’nin yarınları için sorumluluk almaya hazırsan, il başkanlıklarımızda düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz saha ve stant çalışmalarımıza katılarak ya da teşkilatlarımıza gelerek aramıza katılabilirsin. Unutma; bu vatanın kaderini onu satanlar değil, ona göğsünü siper edenler belirleyecektir. Çünkü Atatürk’ün gençliği umudunu başkalarında arayan değil, umudun ta kendisi olandır.
Hepinizi saygıyla selamlıyor, yüce Türk milletine esenlikler diliyorum.
Ne mutlu Türk’üm diyene!”






