Antalya ekonomisinden alarm: Üretim ve ticaret var, para yok

Antalya ekonomisinden alarm: Üretim ve ticaret var, para yok
Yayınlama: 27.08.2026
5
A+
A-

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Meclisi’nin ağustos ayı toplantısında açıklanan veriler, finansman, ödeme ve tahsilattaki sıkıntıların üretimi tehdit ettiğini ortaya koydu. Toplantıda sorunlar ve çözüm öneriler dile getirildi.

ATB Başkanı Ali Çandır’ın verdiği bilgilere göre, Antalya’da üretim, Türkiye ortalamasının üzerinde arttı. Ancak kredi, ödeme ve tahsilattaki sıkıntılar daha fazla büyüdü. Nakdi krediler rakam olarak artsa da enflasyondan arındırıldığında reel olarak azaldı, karşılıksız çek artışı da ibrazında ödenen çek artışının üç buçuk katına çıktı. Temel sektörlerde kredi artışı, uzun süredir enflasyon civarında veya altında seyrediyor. Kullanılan kredilerin önemli bölümü yeni yatırımdan çok mevcut faaliyetleri sürdürmeye ve borç çevirmeye yöneldi.

Başkan Çandır bu bilgilerden sonra ekonominin beklentisini de şöyle özetledi:

‘‘Bugün ihtiyacımız olan; uygun maliyetli, uzun vadeli, erişilebilir ve sektörlerin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş finansmandır. Finansman, üretimi ve ticareti büyüten bir araç olmalı; işletmelerimizi borç çevirmeye mahkûm eden bir yük haline gelmemelidir.’’

ÖDEME VE TAHSİLAT SORUNU DAHA HIZLI BÜYÜYOR

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Meclisi’nin ağustos ayı toplantısı, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu’nda yapıldı. Borsa yönetiminin bir aylık faaliyetleri hakkında üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te, ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır; tarım, ekonomi, Antalya’nın ekonomik verileri ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ATB Başkanı Ali Çandır, kısa giriş konuşmasından sonra Antalya ve Türkiye ekonomisi ile ilgili verileri açıklayıp değerlendirdi. Çandır’ın verdiği bilgilere göre, Antalya üretimde ve ihracatta Türkiye ortalamasının üstünde başarım göstermeye devam ediyor. Ancak aynı veriler finansman, ödeme ve tahsilattaki sorunların üretimde artışından daha hızlı büyüdüğünü; bunun da üretim ve ticareti tehdit ettiğini gösteriyor.

Başkan Ali Çandır toplantıda özetle şu bilgileri verdi ve şu değerlendirmeleri yaptı:

KREDİ HACMİ REEL OLARAK DARALDI, KARŞILIKSIZ ÇEKLER ARTTI

  • Temmuz ayı verilerinin Antalya’da işletmelerin üretmeye ve ticaret yapmaya devam ettiğini ancak finansman tarafındaki baskının giderek ağırlaştığını gösteriyor. Yılın ilk yedi ayında ibrazında ödenen çek tutarı Türkiye’de yüzde 18, Antalya’da yüzde 25 arttı. Karşılıksız çek tutarındaki artış ise Türkiye’de yüzde 52, Antalya’da yüzde 85’e ulaştı. Temmuz ayında Antalya’daki karşılıksız çek tutarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 99 arttı. Ticaret hacmimiz büyürken, ödeme ve tahsilat sorunu çok daha hızlı büyüyor.
  • Haziran itibarıyla toplam nakdi krediler Türkiye’de yüzde 38, Antalya’da yüzde 42 arttı. Takipteki alacaklar Türkiye’de yüzde 81, Antalya’da yüzde 89 yükseldi
  • Antalya’da kredi kullanımı ticaret ve inşaatta yüzde 38, tarımda yüzde 34, turizmde yüzde 30 arttı. Antalya’daki turizm kredileri, Türkiye toplamının yüzde 41’ini oluşturdu.
  • Yılın ilk altı ayında nakdi krediler Antalya’da yüzde 14.3, Türkiye’de yüzde 13.8 arttı. aynı dönemde enflasyon yüzde 18 oldu. Bu da kredi hacminin yılbaşından bu yana reel olarak daraldığını gösteriyor.
  • Hane halkı kredilerinde de benzer bir tablo var. Antalya’da konut kredileri yüzde 50, diğer tüketici kredileri yüzde 43, bireysel kredi kartları yüzde 46 arttı. Taşıt kredilerinin ise yüzde 22 geriledi. Konut kredilerindeki artış Türkiye ortalamasının 13 puan üzerinde gerçekleşti.

KREDİLER YATIRIM YERİNE BORÇ ÇEVİRMEYE GİDİYOR

  • Çok uzun bir süredir ekonomimizin yapısal lokomotifi krediler olmuştur. İşletmelerimiz ve toplumumuz krediye bağımlı hale gelmiştir. Dolayısıyla kredi politikalarındaki uygulamalar hepimizi yakından etkilemektedir. Rakamları birlikte değerlendirdiğimizde temel sorun nettir: Kredi büyüyor ancak ödeme gücü aynı hızda büyümüyor. Takipteki alacakların kredi hacminden çok daha hızlı artması, işletmelerimizin finansman yükünün ağırlaştığını gösteriyor.
  • Temel sektörlerde kredi artışı uzun süredir enflasyon civarında veya altında kaldı. Kullanılan kredilerin önemli bölümü yeni yatırımdan çok mevcut faaliyetleri sürdürmeye ve borç çevirmeye yöneldi.
  • Bugün ihtiyacımız olan; uygun maliyetli, uzun vadeli, erişilebilir ve sektörlerin ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş finansmandır. Finansman, üretimi ve ticareti büyüten bir araç olmalı; işletmelerimizi borç çevirmeye mahkûm eden bir yük haline gelmemelidir.

ANTALYA İHRACATI, ORTALAMASININ ÜZERİNDE BÜYÜDÜ

  • 2026 yılının ilk yedi ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 4.2 artarak 141 milyar dolara, Antalya’nın ihracatı yüzde 14.2 artışla 1.38 milyar dolara ulaştı. Antalya’nın ihracatı Türkiye ortalamasının 10 puan üzerinde büyüdü. İlk yedi ayda tarımın toplam ihracattaki payı Türkiye’de yüzde 15, Antalya’da yüzde 59 oldu. Sanayinin payı Türkiye’de yüzde 82, Antalya’da yüzde 26; madenciliğin payı Türkiye’de yüzde 3, Antalya’da yaklaşık yüzde 12 oldu.
  • Türkiye’nin ihracatını sanayi, Antalya’nın ihracatını ise tarım sürüklüyor. Dolayısıyla tarım Antalya için yalnızca bir üretim alanı değildir. Tarım; ihracatımızın, istihdamımızın, lojistiğimizin ve kent ekonomimizin temel unsurlarından biridir.
  • Antalya’nın tarım ve gıda ihracatı 817 milyon dolara ulaştı. Yaş meyve ve sebze ihracatı miktardaki yüzde 14’lük düşüşe rağmen değer olarak yüzde 24 artışla 497 milyon dolara, süs bitkileri ihracatı yüzde 2 artışla 4.,6 milyon dolara ulaştı. Hedefin yalnızca daha fazla ihracat yapmak değil, daha yüksek katma değer üreten, daha rekabetçi ve dış şoklara daha dayanıklı bir ihracat yapısına ulaşmak olması gerekir.

OVP’DE TARIM STRATEJİK SEKTÖR OLARAK ELE ALINMALI

  • Eylül ayında açıklanacak yeni Orta Vadeli Program’ın iş dünyası açısından büyük önem taşıyor. Yeni OVP’de tarımın stratejik sektör olarak ele alınmasını bekliyoruz. Üretici yüksek gübre, enerji, akaryakıt ve işçilik maliyetleriyle karşı karşıya. Sanayici de yüksek finansman maliyeti ve kur baskısıyla mücadele ediyor.
  • OVP’nin; üreticiyi üretimde, tüccarı ticarette, sanayiciyi üretim ve ihracatta tutacak bir çerçeve ortaya koyması gerekiyor.

KARADENİZ’DE SEYRÜSEFER GÜVENLİĞİ ÖNEMLİ

ATB Başkanı Ali Çandır toplantıda, Antalya’nın ihracatında Karadeniz hattının önemine de dikkati çekti ve ‘‘İhracat performansının sürdürülebilmesi için dış pazarlardaki gelişmelerin yakından izlenmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

‘‘Rusya-Ukrayna Savaşı kapsamında Karadeniz’de limanlara ve ticari gemilere yönelik saldırılar, dış ticaret açısından önemli risk oluşturuyor.

Rusya’ya yapılan yaş meyve ve sebze sevkiyatlarında Samsun-Karadeniz hattı önemli bir güzergâh. Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği Antalya ihracatını da doğrudan ilgilendiriyor. Ticaret yollarının açık ve güvenli tutulması, ihracatımızın sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıyor.”

ANTALYA TOPTANCI HALİ’NDEKİ KONKARDATO

Antalya Toptancı Hali’ndeki altı şirkete temmuzda verilen üç aylık konkordatonun yol açtığı  tedirginlik sürüyor. Başkan Ali Çandır, Meclis toplantısında bu konkordato kararına da değindi ve uygulamadan beklentilerini dile getirdi:

‘‘Tarımsal ticaret açısından son dönemde üzerinde durulması gereken konulardan biri, Antalya Toptancı Hali’ndeki konkordato. Antalya Hali’nde bazı firmaların konkordato ilan etmesi, sektörde doğal olarak endişe yarattı. Ancak bazı firmaların konkordato ilan etmesi, sektörün tamamının riskli olduğu anlamına gelmez.

Konkordato uygulamasında kamu ve banka alacakları ile üretici ve ticari işletmelerin alacakları farklı değerlendirilmelidir. Üreticinin ürününü teslim ettikten sonra alacağını zamanında tahsil edememesi, finansal sıkıntının zincirleme biçimde diğer işletmelere de yansımasına neden oluyor.

Konkordato sisteminin, finansal sıkıntı yaşayan işletmeye nefes aldırırken üreticiyi ve ticari zinciri mağdur etmeyecek şekilde yeniden ele alınmasını bekliyoruz. Bankalarımızın da sektör bazlı genelleme yapmak yerine firmaların kendi mali yapılarını ve ödeme performanslarını dikkate almasını önemsiyoruz. Bir işletmenin yaşadığı finansal sorun, aynı sektörde faaliyet gösteren bütün işletmelerin sorunu değildir.”

TARIMDA HEDEFLİ, ÖNGÖRÜLEBİLİR DESTEK ŞART

Başkan Ali Çandır, tamamlanan tahıl hasadıyla ilgili de bilgiler verdi, meslek komitelerinden gelen değerlendirmeleri paylaştı; akaryakıt ve gübre başta olmak üzere artan maliyetlerin üreticinin gelecek sezon ekim kararını olumsuz etkilediğini anlattı.

Çandır , “Üreticinin üretimden kopmaması için artan girdi maliyetlerine karşı doğrudan, hedefli ve öngörülebilir desteklerin gerekiyor. Bugün üreticiyi desteklemezsek, yarın yalnızca üreticiyi değil; gıda arzını ve tüketiciyi daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya bırakırız” dedi.

Haber: MUSTAFA KAZIM AYDIN (mustaydn@gmail.com)

 

REKLAM ALANI